Giriş
(2)

Dalaman - Kaş Transferi

croswell
eskiden kullandığım firmalar vardı epey zaman oldu numaralarını bulamadım. Uygun fiyatlı transfer seçenekleri nelerdir?
eskiden kullandığım firmalar vardı epey zaman oldu numaralarını bulamadım. Uygun fiyatlı transfer seçenekleri nelerdir?
0
croswell
(06.04.26)
Paylaşımlı transferse kastettiğiniz, hepsi aynı fiyat. Gümüş iyidir.
0
lil siztah
(06.04.26)
telefonumda gumus'e ek olarak "ozgur turizm" ve "kas shuttle transfer & meis express" firmalari kayitli. her seferinde baska servise bindim sanirim, hepsi asagi yukari ayni. hepsinin de bir sonraki ucak veya ucaklar inene kadar bekletme huyu var
0
hot potato
(06.04.26)
(3)

Memur dil tazminatını YÖKDIL'e girerek de alabilir mi?

lostinway91
Bu unvan ve kuruma göre değişir mi onu da bilmiyorum.
Bu unvan ve kuruma göre değişir mi onu da bilmiyorum.
-1
lostinway91
(05.04.26)
Alamaz. Zaten son yıllarda yds’nin zorlaştırılmasını, memura fazla tazminat vermek istememelerine bağlıyorlar.

www.memurlar.net

www.remzihoca.com:~:text=Dil%20tazminat%C4%B1%20almak%20isteyen%20kamu,dil%20tazminat%C4%B1%20i%C3%A7in%20ge%C3%A7erli%20de%C4%9Fildir.
0
lil siztah
(05.04.26)
alamaz. yds yazıyor mevzuatta.
aslında YÖK'ün eşdeğer kabul ettiği sınavlar şeklinde basit bir düzenlenme değişikliği yapılabilir.
0
renegade
(05.04.26)
Alamaz yds şart.
0
Hallegadola
(05.04.26)
(2)

Hbo dizi indirme

webbrowser
Selamlar, hepsiburada premium ile hbo üyeliğim var ama hiçbir içeriği tablete indiremiyorum. Sebebi ne olabilir?
Selamlar, hepsiburada premium ile hbo üyeliğim var ama hiçbir içeriği tablete indiremiyorum. Sebebi ne olabilir?
0
webbrowser
(04.04.26)
o üyelik çeşidi promosyon gibi bişey olduğundan indirmeye izin vermiyor; tüm özellikleri açmıyor yani. böyle bir uyarı da veriyor normalde, dikkat etmediniz belki.
0
lil siztah
(04.04.26)
Çünkü kısıtlı üyelik yani parasız gibi bir şey
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.04.26)
(4)

Sizce YDS'ye gireceğim bina etrafında emanetçi olur mu?

lostinway91
AÖF sınavlarına girince emanetçi oluyor kesinlikle etrafta, ama YDS'ye girince böyle bir şey oluyor mu emin değilim, sizin bu konuda fikriniz nedir arkadaşlar? Yarın sınav var ona göre kendimi hazırlayacağım.
AÖF sınavlarına girince emanetçi oluyor kesinlikle etrafta, ama YDS'ye girince böyle bir şey oluyor mu emin değilim, sizin bu konuda fikriniz nedir arkadaşlar? Yarın sınav var ona göre kendimi hazırlayacağım.
0
lostinway91
(04.04.26)
Kantinler genel olarak emanet alıyorlar(dı).
0
rakicandir
(04.04.26)
dün başka biri üniversite için sormuştu, emin olamadığımdan cevap vermedim.
sonbahardaki yds'ye bir lisede girdim. binanın bitişiğinde tek, büyük bir kantin vardı ve emanet alıyorlardı. ama üniversitede kantin işi biraz değişik (fakülte bazlı) olduğundan, emanet alan kantini arayıp bulmak sorun olabilir; bilemiyorum.
0
lil siztah
(04.04.26)
Kesinlikle olur, kantincilerin en sevdikleri günler genel olarak sınav günleridir.
Onlarca sınava girdim, en küçük okulda dahi emanetçi vardı hep, endişeniz olmasın.
Bazen sıra olabiliyor, ona göre temkinli giderseniz kafanız daha rahat olur.
Başarılar dilerim.
+2
umutt
(04.04.26)
Bilgi olsun diye ekliyim; benim girdiğim lisenin kantininde, kapı kapanışına 15 dk kala yüzlerce metre emanet kuyruğu vardı. Sınava nasıl yetiştiler, bilemiyorum.
0
lil siztah
(10.04.26)
(7)

yurt dışı misafirini ağırlama/ karaköy

gobekliraki
tedarikçim olan isviçre/italya kökenli firmanın cfo'su tatile istanbula geldi, ailesiyle. onlarla bugünü önce kapalıçarşı, sultanahmet vs. vs. gezdirip eşlik edeceiğim. akşam nereye yemeğe götürsem bilemedim, o kadar uzun zaman oldu ki avrupa yakasına gitmeyeli. bir de oteline yakın olsun istiyorum,
tedarikçim olan isviçre/italya kökenli firmanın cfo'su tatile istanbula geldi, ailesiyle. onlarla bugünü önce kapalıçarşı, sultanahmet vs. vs. gezdirip eşlik edeceiğim. akşam nereye yemeğe götürsem bilemedim, o kadar uzun zaman oldu ki avrupa yakasına gitmeyeli. bir de oteline yakın olsun istiyorum, galatportun oralardaymış otel.
daha önce adam tek geldiğinde laciverte götürdüm, başka bir zaman tekne tuttum falan ama adam dehşet zengin olmasına rağmen hiç o kafalarda değil, daha çok yerel sever. ailesi de var bu sefer, önce kumkapı düşündüm sonra çiçek pasajı falan. sizin öneriler nedir? en kötü balıkçı saite götürürüm diye düşündüm ama bilemedim, en azından otele yakın diye.
2 de çocuğu var yanında, biri 15-16 yaşında, diğeri 35-40 arası.
-2
gobekliraki
(04.04.26)
Çiçek pasajı iyi fikir yerel seviyorsa. Galata'dan da teraslı mekanlar araştırın bence, kule + deniz manzaralı yerleri seviyorlar
0
gadlemler
(04.04.26)
Pandeli konumu, saati uyuyorsa değerlendirin. En azından atıştırmalık olarak.
Sinirli çiğ köftecinin oradan geçecekseniz atlamayın.


Kumkapıyı boşverin bence, etrafında pek bir şey yok. Çiçek pasajı çok daha iyi bir seçenek.
-1
michael_knight
(04.04.26)
köşkeroğlu'nda kebap ve tatlı (gelin bohçası).
0
lil siztah
(04.04.26)
Çiçek pasajında sevinç ve mahzen diye 2 yer çarptı gözüme. Buralara giden var mı daha önce, nasıl yerler?
-2
🌸gobekliraki
(04.04.26)
michael+11 aklima ilk pandeli geldi benim de
0
ala09
(04.04.26)
Karaköy lokantası kesinlikle
0
eileengray
(04.04.26)
Çiçek pasajında karar kıldım. Şans bu ya oranın sahibi tanıdığım çıktı, aydın boysanın masasını bana ayırdı. Cevaplar için çok teşekkürler :)
0
🌸gobekliraki
(04.04.26)
(17)

Eski türk dizilerinden hangisini izleyeyim

gadlemler
Aliye yeni bitti.Yaprak dökümü, aşk-ı memnu, ezel, behzat ç. izledim.Hem eski türkiye'yi hatırlamak hem de kaptırmak istiyorum. Ne izleyeyim?
Aliye yeni bitti.
Yaprak dökümü, aşk-ı memnu, ezel, behzat ç. izledim.
Hem eski türkiye'yi hatırlamak hem de kaptırmak istiyorum. Ne izleyeyim?
0
gadlemler
(03.04.26)
Ufak tefek cinayetler, birkaç bölüme kadar çok sürükleyiciydi diye hatırlıyorum.
Suskunlar, sürükleyici ama çok aglatabilir
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
Asmalı Konak,
Böyle mi olacaktık?
0
michael_knight
(03.04.26)
Bir demet tiyatro
Bizimkiler
Avrupa Yakası
Kanıt
0
Mirket
(03.04.26)
Üvey Baba izle kendine gel
0
yurtsuz john
(03.04.26)
ağır gelmezse, yeditepe istanbul +1
şaşıfelek çıkmazı
süper baba
0
lil siztah
(03.04.26)
Bir demet tiyatro +1
Sıdıka
Dadı
+1
kullanicadi
(03.04.26)
Kurtlar vadisi
0
olaylar olaylar
(03.04.26)
ikinci bahar. bu aralar youtube'da önüme düşüyo sürekli. ben de izlemeyi planlıyorum.
0
spirit crusher
(04.04.26)
Ekmek Teknesi

Muhafazakar bir dizi ama geniş aile'deki dil lezzetini biraz daha farklı bir anlamda almak için bile izlenir.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(04.04.26)
late viper
(04.04.26)
Baba evi. Dibine kadar eski Türkiye :(
0
ekimoloji
(04.04.26)
aski memnudan sonra muhtesem yuzyil akar ama 2x
-1
ala09
(04.04.26)
yedi numara
yeditepe istanbul
sasifelek cikmazi dizilerine KOCCCAMAAAN +1000

toplumun milliyetci muhafazakar dönüsümünün ekranlardaki propoganda araclarindan, tutuculugun övülüp kadinin micromanage edilmesinin iyi bir seymis gibi yansitildigi ekmek teknesi gibi dandik dizilerdense, dul basina kadeh kadeh raki deviren aysel'i izlemeyi tercih ederim.
benim icin eski türkiye sasifelek cikmazi'dir. mahalle baskisina, tarikatcilige öykünmeyi pompalayan diziler degildir.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Kimse "Karanlıkta Koşanlar" dememiş. Efsane bir kadro
+ Uğur Yücel
+ Haluk Bilginer
+ Köksal Engür
+ Devin Özgür Çınar
+ Yiğit Özşener

Senarist : Ahmet Ümit & Uğur Yücel
Yönetmen : Uğur Yücel.
+1
rakicandir
(04.04.26)
gülbeyaz olabilir
istediğin eski türkiye yılları olmasa bile çemberimde gül oya kesinlikle.
asmalı konak +1
0
elorelia
(04.04.26)
Çemberimde gül oya. Çağan ırmakın en iyi dizisi.
0
ground
(04.04.26)
Kaygısızlar.
0
runaway
(04.04.26)
(4)

Masa vantilatörü

ekimoloji
Çalışırken kullanmalık masa vantilatörü almak istiyorum, çok kaliteli pahalı bir şey olmasına gerek yok bir kaç ay idare etsin yeter ama serinlik vermesi de iyi olsun istiyorum. Amazon’dan baktım bir kaç tane buldum ancak pek yorum olmadığı için emin olamadım. Alan kullanan var mı?
Çalışırken kullanmalık masa vantilatörü almak istiyorum, çok kaliteli pahalı bir şey olmasına gerek yok bir kaç ay idare etsin yeter ama serinlik vermesi de iyi olsun istiyorum. Amazon’dan baktım bir kaç tane buldum ancak pek yorum olmadığı için emin olamadım. Alan kullanan var mı?
-2
ekimoloji
(02.04.26)
www.trendyol.com

bu üründen almıştım çok memnun kaldım , gören bayıldı kuzenlere arkadaşlara da hediye aldım aynısından
0
devilone
(02.04.26)
masa için büyük kaçar mı bilmem ama bunun soğutmasından çok memnunum:
www.amazon.com.tr
+1
lil siztah
(02.04.26)
metal ve ağır olanı alman lazım. bunlar ses yapıyor, sabit durmuyor.
0
plastic_angel
(03.04.26)
@plastic, lil’in attığını almayı düşünüyorum biraz sesi tolere edebilirim sanırım…
0
🌸ekimoloji
(03.04.26)
(5)

İlk kez Pasaport + Schengen vizesi yolculuğu.

lycanthrope
Selamlar ahali,kız arkadaşım yurtdışına çıkalım istiyor kendisinin yeşili var ama ben daha önce hiç yurtdışına çıkmadım.tam bir gerizekalıya anlatır gibi neler yaptığımı anlatacak bir link-kişi-danışman vs. bir şey var mıdır?bu serüven nasıl başlıyor size zahmet bir anlatın hele.
Selamlar ahali,

kız arkadaşım yurtdışına çıkalım istiyor kendisinin yeşili var ama ben daha önce hiç yurtdışına çıkmadım.

tam bir gerizekalıya anlatır gibi neler yaptığımı anlatacak bir link-kişi-danışman vs. bir şey var mıdır?

bu serüven nasıl başlıyor size zahmet bir anlatın hele.
+1
lycanthrope
(01.04.26)
Madde 1 pasaport randevusu alarak randevu.nvi.gov.tr sanirim buradan oncelikle pasaportunuzu alin. evraklar falan orada yazar. siz evraklari toplayip pasaport harcini odeyerek 8-9 binlira olmasi lazim 10 yillik basvurunuzu yapin

hic damgasi olamayan pasaportla sengen yengen karistirmadan vize istemeyen bir ulkeye gidin gezin, bunu bir kac kez yapin.

sonra vizeli ulkelere basvuru yaparsiniz.
0
cairo
(01.04.26)
sorunuza cevap değil ama, malum vize krizleri sebebiyle önermeden duramayacağım;
kız arkadaşınızla nikah kıyıp yeşile hak kazanmanız, inanın tüm vize başvurusu süreçlerinden kolay, hızlı ve stressiz olur :P
+4
lil siztah
(01.04.26)
Önce pasaport alman lazim. Sonra vize alman lazım. Vize almak için de, vize alacağın ülkenin yetkilendirdiği vize kurumundan randevu alman lazım. Randevu alırken zaten sana gerekli belgeleri söyleyecek vize randevuna o belgelerle tam olarak gitmen lazım. Ayrıca bize alacağın ülkeye, tekrar geri döneceğini o belgelerle kanıtlaman lazım.
0
etna
(02.04.26)
Öncelikle pasaport. Nasıl başvurulur, ücretler vb. sitesinde yazıyor. Biyometrik fotoğraf isterler birer tane çektirin bugün. Fotoğrafçıya pasaport için diyin, kimisi evde kendi de çekiyor.

Pasaport gelince vizesiz gidebileceğin tonla ülke var. Y.dışı dediğimiz yer sadece Avrupa'dan ibaret değil. Normalde çok önermiyorum ama gerek uçak yolculuğunun kısa olması gerek bizlere benzerlikleri, gezme kolaylığı ve hesaplı olması açısından Balkan ülkelerinden 1-2 tanesine gidilebilir. Şu an öyle bir durum var ki ihtiyacın olan örneğin bir elektronik cihaz veya marka bir montu Türkiye yerine gittiğin ülkeden alırsan tatilini epey ucuza getirmiş oluyorsun.

İlk kez gidiyoruz, nerede kalınır ne yapılır uğraşmayayım diyorsan direk tur al. Tatilsepeti, ETS gibi kurumsal güvenilir yerlerden almanı öneririm bir yakınım ufak bir acenteden ucuz oluyor diye tur aldı ve dolandırıldı. Sonradan baktık ki google maps yorumlarında birçok kişiyi dolandırmış.

Gözünde büyütme, y.dışı dediğin uçakla 1 saat sonrası. Gitmesi gelmesi kolay hele şimdi. Harita uygulamaları, Uber, Grab, Google Translator vb. gezmek çok kolay.

İleride Asya ülkelerini tavsiye ederim Tayland, Singapur, Malezya, Hong Kong, Japonya, Vietnam vb. hiçbiri vize istemiyor ve çok keyifli ülkeler. Rusya'yı da öneririm. Savaş durumu olmasa Ukrayna da çok güzel ülkeydi, aynı zamanda mevsimine göre Dubai de değerlendirilmesi gereken bir seçenek idi, malesef.

Bazı ülkeler e-vize talep ediyor olabilir dışişleri bakanlığının web sitesinden o ülkenin vize prosedürünü incelemen lazım. E-vize dediğin internet üzerinden form doldurup para ödüyorsun, vizen 3-5 güne geliyor o.
0
Lethe
(02.04.26)
fransa ispanya hollanda'dan başvur randevu bulursan. her şey internette yazıyor araştır. ekşide başlıklara bak.
0
jelly bear
(02.04.26)
(3)

istanbul eskişehir hızlı tren bilet durumları?

late viper
istanbul eskişehir hızlı tren için bileti önceden mi almak gerek? bir sabah kalkıp gitmeye karar versem, bostancı istasyona inip ilk trene bilet alabilir miyim?
istanbul eskişehir hızlı tren için bileti önceden mi almak gerek? bir sabah kalkıp gitmeye karar versem, bostancı istasyona inip ilk trene bilet alabilir miyim?
0
late viper
(01.04.26)
iş gidiş-dönüş saatlerinde bulamayabilirsiniz. önceden almakta fayda var.
+1
lil siztah
(01.04.26)
biletler 2 hafta önceden açılıyor ve hızlı tükeniyor. hele ki bayramlar ve okul tatilleri zamanları...
+2
art cat chocolate
(01.04.26)
Öyle yaparsanız belki son dk iptal bileti bulabilirsiniz ama çok zor. Bir de çok erken ilk sefer boş olabilir.
-1
duhan
(02.04.26)
(4)

Seul'den Hediyelik Ne İstenir?

mor bembombom
- Nintendo Switch (Lite?) cepte, o kesin gelecek.- Mario peluşları gelecek.- "Mochi" diye tatlıları ünlüymüş, o gelecek.- Kozmetiğe ilgim yok, gelmese de olur. - Cep telefonu düşündüm ama galiba imei bilmem nesiyle arada en fazla 10 bin oynuyormuş, vazgeçtim.- Alttaki Japonya sorusundan çalayım, dol
- Nintendo Switch (Lite?) cepte, o kesin gelecek.
- Mario peluşları gelecek.
- "Mochi" diye tatlıları ünlüymüş, o gelecek.
- Kozmetiğe ilgim yok, gelmese de olur.
- Cep telefonu düşündüm ama galiba imei bilmem nesiyle arada en fazla 10 bin oynuyormuş, vazgeçtim.
- Alttaki Japonya sorusundan çalayım, dolma kalem veya saat isteyebilirim. Belki daha ucuzdur, fiyatlara bakayım.

Başka ne istenebilir, ne getirilirse iyi olur? Doğu Asya'ya bir daha kimin yolu düşecek, şunu da denemiş ol dediğiniz her şeye açığım.
0
mor bembombom
(01.04.26)
Kozmetik düşünmüyorsan ben olsam makgeolli, kimchi ve korean red ginseng isterdim :)
0
truf
(01.04.26)
soju (shot olarak iyi gidiyor)
0
eileengray
(01.04.26)
En azından güneş kremi isterim ben olsam. Sonucta kozmetik de olsa işin sağlık boyutunu da kapsıyor.
0
fraise
(01.04.26)
kore'de kışlar sert geçtiği için, kalın montlar ve kışlık botlar çok çeşitli ve uygun fiyata bulunabilir. outdoor ürünleri de revaçta olduğundan, binbir çeşit marka ve ürün seçeneği var. bir de markalarda, bizdekilerden farklı olarak çok tatlı collab ürünleri falan oluyor. north face tr'dekinin yarı fiyatına, columbia 1/4 fiyatına falan satılıyor. bu markaları daha da ucuz almak isterlerse, seul station'daki outlet mağazalarına baksınlar. ancak koreliler bize göre ufak tefek olduklarından, m'den büyük kadın ürünü bulmak zor mesela. yine, erkek ayakkabısı örneğin, 43'ten büyük bakacaklarsa direkt iteawon'a gitsinler (amerikan üssünün çevresindeki mağazalarda 47-48'e kadar bulmak mümkün). giyecek için japon markaları olan uniqlo ve muji'nin mağazaları yaygın; bunlara bakılabilir.

cilt bakımı ürünü aldıracaksanız, buradan bildiğiniz kore markaları (beauty of joseon, isntree vs) değil de, mağazaların önerdiği ve ucuzluk olmayan/orta segmentte mesela anua gibi markalara baksınlar. çok ayak altı olmayan bir olive young'a giderlerse (mesela konkuk university durağının dibindeki devasa mağaza), cilt tipi ve gerekli ürünleri söylerlerse, onlar sepet yapıyor; harika önerilerde bulunuyorlar. makyaj yapmayan biri olarak benim önereceğim, göz altı kapatıcısı olarak shaishaishai banana conceal cream diye bir ürün var; hem nemlendirici, hem kapatıcı; onu kesinlikle aldırın derim. ayrıca siz kullanmasanız bile, yakın tanıdıklara vermek için myeongdong'daki kozmetikçilerde 10 alana 10 bedava gibi yüz maskeleri oluyor. missha'nın pirinçli olanları tr'de viral olmuş sanırım; hediye edince bayılıyor herkes, hem de çok ucuz.

hediyelik olarak, hbaf diye bademin binbir aromaya bandırılmış hali olan bir ürün var. her yerde devasa mağazaları var ama tek bir çeşidi bile güzel değil; bence aldırmayın. yine viral olan buldak carbonara (pembe paket) noodle'lardan isteyebilirsiniz. orada 5'li paketi 200 tl ise burada bin liradan fazlaya satıyorlar (alacak olursanız acısını kullanmadan yapın, yanarsınız). siyah fasülye ezmesi var, tatlı olarak tüketilen; ondan alınabilir. bir de severseniz yaprak yosunlar 10'lu 20'li paketlerde uyguna satılıyor; ondan olabilir. muji'de çok güzel bitki çayları var bu arada.

peluş, oyuncak falan aklınıza ne gelirse, özellikle milyoncu gibi mağazalarda tonla mevcut malum. geçenlerde bir yerde sanal bebek gördüm; bin küsür liraya satıyorlardı, ki orada olsa olsa 100 lira civarıdır; alıp, nostalji yapabilirsiniz:) japon kalemleri buraya göre uygun. versatil kalem olarak, örneğin ohto çeşitleri olabilir, kuru toga'nın binbir çeşit limited editionları olabilir (gangnam'da devasa bir kyobo mağazası var, böyle ürünler oradan alınabilir). dolmakalem vergi iadesiyle daha uyguna geliyor, evet, ama yarı fiyat falan da değil (aldıracak olursanız, içinde kartuş varsa muhakkak çıkarsınlar uçağa binmeden). bunda da tr'de olmayan özel serilere falan bakarsanız anlamlı olabilir. studio ghibli mağazaları çok çok güzel ama fiyatlar da el yakıcı maalesef. bir de güneş gözlüğü ve dereceli gözlük için farklı çerçeveler alınabilir ama denenmesi gereken şeyler olduğundan bilemiyorum. bana kalırsa kore'de en cazip alışveriş; giyim, aksesuar, kırtasiye vd bakımından burada olan ürünlerin, buralara uğramayan modellerini almak olurdu; ancak işin içine kişisel zevkler girince, kırtasiye dışındakileri başkasına seçtirmek iyi sonuç vermeyebilir tabii.

genel geçer elektronik ürünlerde, tr ile benzer fiyatta olanlar olduğu gibi, yarı fiyatına gelen ürünler de var. tek tek bakıp, karşılaştırmak lazım. saç şekillendirici için dyson'a alternatif olarak shark marka öneriliyordu. iyi kulaklıklar çoğunlukla yarı fiyatına; tek bir elektronik ürün alacaksanız, bunu öneririm. ters olmayacaksa song-pa'daki lotte world mall'ın içindeki lotte himart'a baksınlar; her türlü elektronik ürün var. designer çanta gibi ürünler, yine bu avm'nin bitişikteki bir binasında mevcut. kore'de designer merakı tavanda olduğu için, vakit varsa, ikinci el mağazalarda çok uyguna ürünler düşürülebiliyormuş.

şimdilik aklıma gelenler bu kadar. spesifik bişey varsa, sorunuz.
+1
lil siztah
(01.04.26)
(12)

Japonya'dan ne ısmarlanır?

suicmeyenadam
merhabalar.yakın arkadaşım japonyaya gideceği için istediğim bir şey getirebilir. ayırabileceğim bütçe 100 dolar, ilk etapta aklıma gelenler:- matcha (bayılmam ama racon buysa tüketirim)- dolma kalem (pilot, platinum, başka?)- kol saati (seiko diyince kim sevmez ehehe)bütçe yukarı yönlü oynayabilir,
merhabalar.

yakın arkadaşım japonyaya gideceği için istediğim bir şey getirebilir. ayırabileceğim bütçe 100 dolar, ilk etapta aklıma gelenler:
- matcha (bayılmam ama racon buysa tüketirim)
- dolma kalem (pilot, platinum, başka?)
- kol saati (seiko diyince kim sevmez ehehe)

bütçe yukarı yönlü oynayabilir, 100 doları sadece bir giriş rakamı belirtmek için yazdım. siz olsanız spesifik olarak ne isterdiniz? bu devirde japonyadan ne ısmarlamayanı döverler?

şimdiden teşekkürler, merakla bekliyorum önerileri.
0
suicmeyenadam
(01.04.26)
100 dolara seiko zor.

bol bol kitkat, baska abur cuburlar
bol bol yuz mazkesi, kozmetik urun vs.
chef bicagi.
0
baldur2
(01.04.26)
Snoopy fanı olduğum için onunla ilgili hediyeler istemiştim ben.
0
egerbiryolcu
(01.04.26)
Ben olsam japonya'dan denim pantolon ya da ceket isterdim muhtemelen. Japonya jean konusunda dünyanın zirvesidir. Şöyle bi Edwin selvedge jean ya da ceket mükemmel olurdu.
+1
thracia
(01.04.26)
Hatıralık ucuz bir şey olsun istersen casio f84 olabilir, bu aslında dünyada f91w diye satılan modelin japonyaya özgü versiyonu
0
grimavi
(01.04.26)
beyblade
0
koela
(01.04.26)
Pokemonla ilgili bi şeyler isterdim ben de. Kendim gidersem de bir günü pokemon store'larda geçiririm zaten. Onun dışında anime/manga/video oyunu koleksiyon eşyaları görece hesaplı diye biliyorum.
0
nundu
(01.04.26)
Zojirushi termos.
0
lil siztah
(01.04.26)
kurono tokyo $$$
muji kirtasiye ve kiyafet $
shiseido $
tokyo banana, pocky $
kyoto’dan matcha ve mochi $
le labo gaiac $$
furoshiki $
midori lay-flat defter $
+1
eileengray
(01.04.26)
tokyo banana alsın 2-3 kutu ...bir de yeşil çayı güzel...
0
monicapp
(01.04.26)
uniqlo'dan içlik takım
0
lil siztah
(01.04.26)
off cok sey var.

sailor dolmakalem. her turlu kirtasiye malzemesi.
ikinci el saatler japonya'da cok uygun oluyor. isvicre saatleri dahil.
kamemannen titanyum gozlukler klasik tasarim.
sef bicaklari.
0
antikadimag
(02.04.26)
matchali kitkat
guzel yesil cay
et bicagi
0
cooperr
(02.04.26)
(2)

Projeden evde pazarlık olur mu?

mirty
Selamlar,Soru başlıkta aslında, projeden bir eve girmeyi düşünüyorum, ancak öncesinde bir tecrübem yok. Pazarlık yapılıyor mu?
Selamlar,

Soru başlıkta aslında, projeden bir eve girmeyi düşünüyorum, ancak öncesinde bir tecrübem yok. Pazarlık yapılıyor mu?
0
mirty
(31.03.26)
Yapılır. Ama başlangıç fiyatı cazipse, mükeahhit 'kesin birileri alır' mantığıyla pek yanaşmayabilir. Ama ederiyle ilgili makul hesaplamalarınız varsa ya da piyasa pek hareketli değilse çok güzel indrim yakalayabilirsiniz
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(31.03.26)
yapılır ama yoklamalı yapmak lazım; rest çekmeyin. tatlı tatlı konuşmak ve tecrübesizseniz, bu konuda ağzı laf yapan bir eş-dost-akraba varsa yanınızda götürmek çok fayda sağlar. görüşmeye gitmeden önce de, adamın pazarlık marjı hakkında olabildiğince çevreden bilgi toplamakta fayda var.
projeden dediğiniz için, konunun tüm detaylarını sağlam sözleşmeye bağlamayı da unutmayınız. şimdiden hayırlı olsun.
0
lil siztah
(31.03.26)
(5)

Youtube'da suc hikayeleri & Polis kamerasi goruntuleri

thetruenorthstrongandfree2
Son zamanlarda gercek suc hikayeleri, polis camerasi (bodycam) goruntuleri ve bu olaylarin cozumlemelerini iceren youtube kanallarina sardim. Yalniz algoritma hep ayni kanallari dondurup duruyor.Sizin bildiginiz bu tur kanallar var mi? Turkce,Ingilizce,Fransizca olabilir.
Son zamanlarda gercek suc hikayeleri, polis camerasi (bodycam) goruntuleri ve bu olaylarin cozumlemelerini iceren youtube kanallarina sardim. Yalniz algoritma hep ayni kanallari dondurup duruyor.

Sizin bildiginiz bu tur kanallar var mi? Turkce,Ingilizce,Fransizca olabilir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(31.03.26)
abi bosver ac masumiyet muzesi'ni izle onu yerine.
tam senlik :D
0
cooperr
(31.03.26)
Police action
youtube.com

Enquete & intervention
youtube.com

Investigation
youtube.com
0
logisticsmanager
(31.03.26)
"Mükemmel Komşu" (The Perfect Neighbor) yeni izledim. filmin çoğunluğu polis göğüs ve araç kameraları ile oluşturulmuş, %100 gerçek bir hikaye. bir komşunun çocuklarda rahatsız olması ile çağrı üzerine gelen polislerin kamera katıtlarından oluşuyor. final kötü bitiyor.
0
ground
(31.03.26)
police activity kanalını izliyorum ara sıra
0
yurtsuz john
(31.03.26)
lil siztah
(31.03.26)
(12)

Turkiye disindaki diger ulkelerde Turk oldugunuzu soyledikten sonra hic irkcilikla karsilastiniz mi?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Asagilanma, alay edilme vs de olabilir? Ben 13 yildir avrupada yasiyorum sadece bir kere geri zekali hindistanli bir kizin teki uc bes yil once ben barmenlik yaparken o da garsonluk yapiyordu, sanirim nijerya ingiliz bi kizla havadan sudan konusurken bu da araya girdi uc bes derken nereli oldugumu
Asagilanma, alay edilme vs de olabilir? Ben 13 yildir avrupada yasiyorum sadece bir kere geri zekali hindistanli bir kizin teki uc bes yil once ben barmenlik yaparken o da garsonluk yapiyordu, sanirim nijerya ingiliz bi kizla havadan sudan konusurken bu da araya girdi uc bes derken nereli oldugumu sordu, Turk'um Istanbullu'yum dedim.
Mal kevase, hafiften siritarak alay edercesine arapca biseyler soyledi ben bir an duraksadim ne diyo bu gerzek diye diger kiz araya girdi o Turk'mus arab degil ne diyosun falan dedi, anladi alay ettigini benle. Ben de ne sacmaliyon bi bok anlamadim dediklerinden dedim uzaklastirdim onu o da anladi bozuldugumu ortamin gerildigini... ben de uzadim ordan sonra isime dondum.

Sanirim bir tek bu olayi hatirliyorum aklimda. Onun disinda bir suru avrupa ulkesine girdim ciktim beyaz Avrupalilar Ingilizler falan hic oyle direk o mal hindistanli kizin yaptigi gibi bir irkcilik olayi tavriyla karsilastigim olmadi onlardan.

Sizin var mi hatirladiklariniz ? Deneyimleriniz falan?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(30.03.26)
İngilizce bilmediğimizi düşünüyorlar, bir de durup durup RTE geyiği yapıyorlar. Sosyal ortamlarda kadınlar ayrı erkekler ayrı mekanlarda takıldığımızı, kadın&erkek arkadaşlığı gibi kavramlara tamamen yabancı olduğumuzu, sosyal zekamizin ve şehirli bilincimizin sıfırın altında olduğunu sanıyorlar. Çok okuyan ya da gerçekten Türklerle çalışmış, yaşamış azınlık haricinde bizi dağ ayısı gibi görüyorlar. Sad but true. Bu etiketleri yapıştıranlarin tamamı dünyadan habersiz asalaklar tabii. İnsanlar dünya genelinde genellikle aptal, cahil ve şuursuz olduğu için böyle tepkiler almak bir noktadan sonra şaşırtmiyor. Almanim desen hala Hitler diyecek bir çoğunluk. Çok da şey yapmamak lazım.
+2
sekizdokuzon
(30.03.26)
Yasamadim.

Dogrudan bir sey hissetmedim yani. Ise alinmadigim ya da ne biliyim baska seyler olmustur ama bir diyalogta hissetmedim.
0
Purple life
(30.03.26)
2 kez yaşadım fakat birinde adam sarhoştu, türk de desem, avusturalyalı da desem o ırkçılık gelecekti. Çünkü başta yanlış anlayıp diğer ırka da hakaret etti.

Diğeri bankamatikte yaptığım hata sonucu kendimi açıklamak istedim, ülkemde imzalı çek kısmı yoktu vs dedim. Adam “burası senin ülken değil” dedi. Sayılır mı bilemem ama…
0
Unde bach canim
(30.03.26)
Avrupa geneli için Hayır. Özellikle İstanbul’dan geldiğimi söylediğimde akılları çıkıyor. Çok seviyorlar İstanbul’u.

Sırplara karşı önyargım vardı. Onlar bile pozitif ve güler yüzlüydü.
+2
put it in your appropriate place
(30.03.26)
irkcilik artik baya ayiplanan birsey oldugu icin karsilasmak zor. bana denk gelmedi, bence anlattigin da pek irkcilik degil zaten.

arapca konusmuyoruz evet ama araplar ya da iranlilar konusurken aradan kelime ayiklayabiliyoruz. ortadoguluyuz abicim ve ve gocmeniz. bunun bilincinde oldugun surece sikinti yok.

bir ani paylasayim:
okurken senelerce ilac dagittim, ermeni eczacilarla calistim cogunlukla, bana kesinlikle musterilere nereli oldugunu soyleme sikinti cikmasin derlerdi, bende saklardim. kisin ortasinda yine arabayla yardiriyorum, kar firtinasi, goz gozu gormuyor. sehrin ucunda bir eve gittim.
kapiyi teyze acti, cogu zaten oldukca yasliydi. kokteyl elbisesi gibi bisey giymis, makyaj yapmis ama becerememis, aglamis, makyaj akmis agzi yuzu birbirine girmis.
simdi ilaci verdim ama kadin agliyor, dedim ne oldu.
nerelisin dedi, ulkeleri saymaya basladi. butun ortadoguyu ve balkanlari bitirdik.
hepsine hayir dedim, en son turkiye dedi kafayi evet seklinde salladim.
kirik bir turkce ile:
"sana soru, benim herif öldü, cocuklar gitti, ben burda tek basima ne yapacam artik" dedi, sarildi ve aglamaya devam.
neyse yatistirdim, ben yine ziyaret ederim dedim kactim.
sikintili isler..
+5
cooperr
(31.03.26)
aslında tam tersine hep olumlu tepkilerle karşılaşıyorum. insanlar çoğunlukla ziyaret etmiş çıkıyor ya da kapadokya falan wishlistlerinde oluyor. uberciler bazen hükümeti övüyor, onlara da karşı bakış açısını anlatmaya çalışıyorum.

sadece 2 kez söylerken gerildiğimi hatırlıyorum:

birincisi, isveç’te bir zincir kahvecide çalışan isveç kürdü rojin ismimi söyleyince trip atmıştı. fırlatır gibi vermişti ürünleri. bir şeyler demişti fısır fısır.

ikincisi, burada bir sırp restoranına cevapi yemek için gitmiştik. o gün de djokovic’in yarı final maçı varmış, sırbistan’daki sırplar atlayıp gelmişler. ortam milliyetçi sırplarla doluydu. yan masadaki hafif sarhoş amca bize sırpça bir şeyler dedi, anlamadığımızı söyleyince nereli olduğumuzu sordu. ben de söyledim ve yutkundum. adam durdu durdu “sen benim kızıma ikizi kadar benziyorsun, çok şaşırdım” dedi ve sarıldı. ben de kızınız bize benziyor demek dedim hehe. tatlı bitti sonu, bize içki yollamıştı.

yalnız redditte askbalkan sub’ı çok fena, takip ediyorsanız.
+4
eileengray
(31.03.26)
Bir kere spor salonunda başka biriyle konuştuğumu duyan biri dedesinin ermeni soykırımında öldüğünü falan, Talat paşa diye girdi. E tamam yani? Dedim. Bunun üstünden 7-8 sene geçti, başka da yaşamadım. Genelde Fransızlar seviyor ya Türkiye'yi, bana sürekli yazın suraya gidiyoruz nereye gidelim, nerede yiyelim vs diye geliyorlar.
+3
logisticsmanager
(31.03.26)
karşılaşmadım, ya merak edip soru soruyorlar ya da söyleyecek olumlu bi şeyleri varsa türkiyeyle ilgili onu söylüyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Rodos'ta oldu. Turk oldugumu soylemedim ama adam anladi buyuk ihtimalle. otobus soforuydu ve durduk yere olay cikardi. otobusten atti beni bi de ustelik. ingilizce de bilmiyordu. yunanca biseyler bagirdi bana. yakinda polisler vardi ve adam beni onlara da sikayet etti. ben polislere duzgunce durumu anlattim ve otobuse binmemi sagladilar.

adam sinirli bi tipti zaten. otobuse binen baska kisilere de satasti. o kadar yer gezdim ve ilk defa boyle birsey geldi basima.

bir de atina'da hafif sozlu biseyler olmustu heralde. sadece yunanlilar yapacagini yapti anlayacagin :) ama yine de atina'yi seviyorum ve giderim. cok iyi insanlarla da tanistim.
0
ermanen
(31.03.26)
yurtdışında genelde bir kaç haftadan fazla kalmadığım ve oralarda ekstra saygılı olmaya çabalayan bir tip olduğumdan, direkt yüzüme yüzüme ırkçılık yapan olmadı sanırım. ancak iş için bir miktar uzun kaldığım japonya ve kore'de ufaktan bi aşağı görme, -olasılıkla önyargıları sebebiyle- lafları biraz bilal'e anlatır gibi anlatma hissetmedim değil. ufak bir de amerika'da oldu; onu yapan da iranlı idi bu arada.. bunlarda da adamlara fazla haksızlık edemiyorum. sen kendine göre ilişkiler kuruyorsun, sonra bi üst düzeyin geliyor; milli parkın ortasında, "ben burada 15 dakikada bir nerede sigara içebilirim, bunu çözün" vs diyor, tam türkiş stayla.. neyse, çok açamadım da, anlayan anladı. mesela yunan'a turistik olarak sık gidiyorum; face'te falan inanılmaz sığ ırkçılık yapan tipler görüyorum ama gerçek hayatta hiç karşılaşmıyorum çok şükür. doğrudan yüzüne diss yemek, biraz da girip çıktığın ortam ve muhatap olduğun tiplerle alakalı olsa gerek. turistik ortamda pek ırkçı bulunmuyor ya da seninle muhatap olduğu bi kaç saat için dişini sıkıyor.
0
lil siztah
(31.03.26)
20 yili askin suredir Kuzey Amerika'da yasiyorum. 50'den fazla ulkeye seyahat ettim. Buna regmen hicbir yerde dogrudan irkcilikla karsilasmadim.

Bunun sadece sans olmadigini, buyuk olcude benim yasam tarzimla ilgili oldugunu dusunuyorum. Cok genis, karmasik sosyal cevrelere karismam. Gorusmem gereken insanlarla gorusur, gitmem gereken yerlere giderim. Buyuk ihtimalle surekli planli ve kontrollu hareket ettigim icin boyle bir tecrubem olmadi.

Bu irkciligin olmadigi anlamina gelmiyor. Sadece ben Insanlarin onyargilarini gosterebilecegi spontane ortamlarda bulunmamis olabilirim.
0
thetruenorthstrongandfree2
(31.03.26)
bir defa. viyana'ya 18 sene önce ilk tasindigimda yanimda bir arkadasimla metroya bindim. 4 kisilik koltuklarda koridor tarafinda yasli bir kadin oturuyordu, rahat 80+ vardi yasi. yol istedik, gayet gülümseyerek tatli tatli yol verdi, biz de kadinin yanina, pencere kenarindaki karsilikli koltuklara gectik böylece. kadin bize gülümseyerek bakiyordu. biz de ona gülümsedik falan ve sonra biz aramizda kimseyi rahatsiz etmeyen bir ses tonunda türkce konusmaya basladik, kadinin yüzü aninda düstü. resmen bulldog surati gibi oldu. her saniye yanaklari ve alni yercekimine kapilarak nefretin derin dalgalarina gark oldu. viyana metrosunda gayet rahat bir ortam vardir, yani sessizligi falan bozmadik konusarak, kimseye rahatsizlik vermedik. viyana'daki ikinci haftamdi. simdi ölmüstür moruk. atesi bol olsun.

bir de iki üc defa basima geldi, tam olarak irkcilik sayilmaz, microaggression diyebiliriz. bazi yetersiz tiplerin bir tartisma esnasinda demeyi en sevdikleri sey, "senin ülkende sanki cok iyi"dir. mesela avusturya'da anaokullarinda günlük yemek fiyati 6 euro olmus ve yemek kalitesi rezil, bunu elestiriyorsun diye kadin hemen "sanki senin geldigin ülkede cok iyi" diyor asjdfkl. eskiden bu basit ve aptal argümana, ben vergi ödedigim, hizmet verip hizmet aldigim yeri elestiriyorum, derdim; simdi, benim ülkem zaten avusturya, diyorum. bir de adimi-soyadimi bildikleri bir ortamsa, soyadimin almanca oldugunu görünce anlayamiyorlar tam neyim, neciyim, hic girmiyorlar o toplara.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.03.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+2
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
(8)

Altın bozup ev alınır mı?

i am a legal alien
Yatırımlık ev alacağım ilerde pasif gelir olması açısından. 220 gr altın bozacağım beğendiğim ev için. Altının yükselmesini beklesem bu sefer ev fiyatları da artabilir.Mantıklı mı bozmak?
Yatırımlık ev alacağım ilerde pasif gelir olması açısından. 220 gr altın bozacağım beğendiğim ev için. Altının yükselmesini beklesem bu sefer ev fiyatları da artabilir.
Mantıklı mı bozmak?
0
i am a legal alien
(30.03.26)
Altın şu an düşük gibi bence, evlerde kapış kapış gitmiyor fayizler uçuk. Tabi karar senin ytd
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.03.26)
Ülkede yaşanan ahlak erozyonu, kanunlarda ve uygulanmasında kiracıya yapılan pozitif ayrımcılık, yargı sürecinin aşırı uzunluğu, kira artış hızının reel enflasyonu karşılamada yetersiz kalması konuları bir araya gelince yatırım için ev alma konusunun cazibesini ortadan kaldırıyor diye düşünüyorum.

Onun dışında konut fiyatlarının da altın fiyatının da geleceği, savaşın seyri ve süresine bağlı ve bunların cevabını da sadece Trump biliyor bence
0
Mirket
(30.03.26)
Kimse bilemez...
+1
HellKeePer
(30.03.26)
Ev için kesinlikle bozulur. Hele ki ev beğenildiyse. Altın artınca ev fiyatı da artar. Hiç düşünmeyin bile. Hemen alın.
+1
halk
(30.03.26)
Bu kadar belirsizliğin içinde kimse bilemez. Kendiniz oturacaksanız mantıklı, ama amaç yatırımsa bence büyük risk. Ben yakın zamanda ev aldım. 4.5m ev için emlakçı, vergi vs derken zaten 400k falan durduk yere para ödedik. Paranın hepsi peşin olmayınca bir de finansman masrafı çıkıyor, yatırımın getireceği yatırım gelmeden gitmiş oluyor.

1 ay önce kardeşim altın bozdurup araba aldı. Bana aşırı saçma gelmişti ama bugünden bakınca iyi ki bozdurmuş diyorsun zira bugünün kuruyla 500 tl fazladan bozdurdu altını. Yarın ne olur, kimse bilemez.
0
but that was just a dream
(30.03.26)
ev için bozulur bence, çok şanssız bir insan değilseniz ev sahibi olmak günün sonunda her koşulda kazandırıyor. hatta bahsi arttırıp arsa almak bile faydalı olabilir. bizim dededen kalma alalhın keşanında ki arsa ya bile şuan 2 apartman yapıyorlar toplam 12 daire bize 4 daire düşüyor. öncesinde motosiklet parası vermiyorlardı oraya.
0
dirildimde geldim
(30.03.26)
üç günlük dünya. malım olsun dersen altın, mülküm olsun dersen ev.
0
klassno
(30.03.26)
kardeşim 1 ay kadar önce kısmen altın bozdurarak yatırımlık ev aldı. altın düşünce, aynı sitedeki benzer dairenin fiyatı da o oranda düşmüş, takip ettiğine göre. kısacası değişen bişey olmadı. ancak normalde kiracısı eksik olmayan bir site olmasına rağmen, henüz istediği gibi bir kiracı bulamadı.
0
lil siztah
(30.03.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(6)

Hayratlara neden isim yazılıyor?

michael_knight
Normalde iyilik, sevap gizli yapılması övülen bir şey değil mi?Bir çeşme yaptırınca neden üstüne “maykıl nayt’ın hayratıdır” diye yazıyorlar?
Normalde iyilik, sevap gizli yapılması övülen bir şey değil mi?
Bir çeşme yaptırınca neden üstüne “maykıl nayt’ın hayratıdır” diye yazıyorlar?
0
michael_knight
(29.03.26)
Teşvik. Ve hayır duası için. Diğer türlü kim yapmış bilen yok, hayır yapanlar için motive edici olmaz. Ancak bir kişi yıllarca adının yazıldığı bir faydalı eserde adının olmasını tercih eder. Ölünce geriye bir eser bırakma dürtüsüdür aynı zamanda. Yine okullaşma da bu şekilde hayırseverleri teşvik eder. Skyler-Walter wight ilköğretim okulu gibi.
+1
ground
(29.03.26)
O çeşmeden faydalananlar oradan ayrılırken o kişiye dua edecek. Bence artık sevap olarak değil ama iyilik diyebileceğimiz konularin göstere göstere yapilmasi gerekiyor. Para yardımı gibi başkasının mahcup olabilecegi iyilikler değil tabii ki.
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
yaptıranlar çoğunlukla ölenin yakınları oluyor, fatiha okusunlar dua etsinler diye yazdırıyorlar.
+6
yap desem yapmazsin he
(29.03.26)
Yaptıranlar genelde yakınları oluyor.
Ben kendim için yaptırsam yazmam, annem/babam için yazdırırım.
0
logisticsmanager
(29.03.26)
Bana anlamlı gelmiyor, gerekçesini de bilmiyorum ama dua ederken isim anma gibi bir gelenek var.
Babamın vefatında bir öğrencim, “şu kadar yasin okuduk, babanızın adı neydi, adına bağışlayacağız” diye aradı. Yani “lil’in babası” diye bağışlasalardı ne farkedecekti, bilmiyorum; bilen yazar.
Bu sebeple olduğunu sanıyorum.
0
lil siztah
(29.03.26)
direk adrese dua edilmesi icin, yoksa dua kosmosda yok olup gidecek..
0
cooperr
(30.03.26)
(10)

Günü nasıl geçirdiniz?

baldan kaymak
Hava çok kötü değil mi, maç etkinlk film konser vs ne etkinlik buldunuz paylaşalım mıBaşlıyorum: az sonra avm ye alışverişe çıkacağım
Hava çok kötü değil mi, maç etkinlk film konser vs ne etkinlik buldunuz paylaşalım mı

Başlıyorum: az sonra avm ye alışverişe çıkacağım
+1
baldan kaymak
(29.03.26)
Kitap okuyorum ve dizi izliyorum.
+2
rock n roll
(29.03.26)
- Bugün Ne yaptım?
+ Dizi izledim. Bir bölüm daha izlerim. Mayıs ayındaki Yurtdışı gezisi hakkında ve Eylül ayında ayrı bir yurtdışı gezisi hakkında araştırmalar yaptım. İki kitap satın aldım. Az biraz kitap okudum.

- Etkinlik
3 Nisan Cuma; Standup gösterisine gideceğim.
4 Nisan Cumartesi; Palamut Zamanı adlı tiyatro oyununa gideceğim.

Gösteri ile oyuna gelmek isteyen olursa beklerim tabii.
+1
put it in your appropriate place
(29.03.26)
yemek yaptım.

biraz boğazı seyrettim.

bahçeye peyzaj malzemeleri aldım. biraz çeki düzen vereceğim.
-5
yurtsuz john
(29.03.26)
Fırtına ve yağmur vardı, klasik sıkıcı bir pazar. Ders çalıştım, yemek ve kek yaptım akşam olmuş bile…
+1
ekimoloji
(29.03.26)
literatür taradım, kitap okudum, şekerleme yaptım. kitap okumaya devam edeceğim. sevdiğim bir şarkıcının konseri vardı ama pahalı geldiği için gitmedim jdjdjd
0
black holes in the sky
(29.03.26)
Belim ağrıyor rezil bir şekilde. Bir arkadaş yakı diye bir şey verdi. Çok işe yarıyor, ayı gibi ısıtıyor o bölgeyi dene falan dedi. Ya yapıştırdım, hiçbir şey olmuyor.
Ölü gibi yatıyorum evde. Çıkıp biraz yürürüm birazdan. Dönüşte de markete uğrarım. Yemek yapar, çay içerim. Mis gibi akşam.
0
cay koy geliyorum
(29.03.26)
Sabahtan güzel bit bowl kahvalti
Sonra türi kahvesi eşliğinde derin futbol izledim
Burda hava bulutlu ama yagissizdi. Öglen yumurta yiyip arkadaslarimla yürüyüse gittim. 10 km yürümüsüm totalde ve hic yorgun degilim.

Ögleden sonra annem ve teyzemle telefonda konustum. Aksam yemegi youtube Videolari cilt bakimi ve kapanis.

0 para harcayarak güzel bir pazar gecirdim.
-1
Purple life
(29.03.26)
Ormanda arkadaşlarla 4 km yürüyüş. Solo 14 km koşu. Sonra kavurmalı pide yedik. Sonra alışveriş.
-2
gabe h coud
(29.03.26)
Çok verimsiz, bol pineklemeli geçti. Yarından büyük umutlarım var.
+1
lil siztah
(29.03.26)
İş, alışveriş, ders ve an itibarı ile kitap.
+1
rakicandir
(29.03.26)
(5)

Kardiyoloji mi Göz mü?

suicmeyenadam
selamlar.tıpta uzmanlık sınavı (tus) sonucuma göre bu iki branş ihtisası arasındayım, siz olsanız ne seçerdinizkardiyoloji: türkiye'nin en iyi kalp damar merkezleri tutuyor, ilgim yüksek, stresli bir yaşam ve malpraktis tehdidi düşündürücügöz: görece rahat çalışma şartları, en iyi yerler olmasa bile
selamlar.

tıpta uzmanlık sınavı (tus) sonucuma göre bu iki branş ihtisası arasındayım, siz olsanız ne seçerdiniz

kardiyoloji: türkiye'nin en iyi kalp damar merkezleri tutuyor, ilgim yüksek, stresli bir yaşam ve malpraktis tehdidi düşündürücü

göz: görece rahat çalışma şartları, en iyi yerler olmasa bile istanbul-ankara gibi hatırı sayılır yerler geliyor, ilgim orta, mantık evliliği ile aşk evliliği arasında bir yerde bakışıyoruz.

idealist takılıp yürü mü yoksa aklını başına topla deli olma mı dersiniz? bu fırsat bir daha gelmeyebilir.

bilgisi olan olmayan herkesin değerli fikirlerine açığım efenim. şimdiden teşekkürler!
📊 Kardiyoloji vs Göz

Bu anket sona erdi. 15 oy kullanıldı.

0
suicmeyenadam
(28.03.26)
Daha hayati bir branş olduğundan ve sizinkilerle benzer endişelerle doktorların seçmekten uzak durduğunu duyduğumdan, kendimi ve diğer hasta adaylarını düşünerek kardiyoloji diyorum :) Başarılar!
+2
lil siztah
(29.03.26)
kazanc/risk orani hangisinde yuksek ise o.
yuksek kazanc, dusuk risk.
albaraka turk :P
+1
cooperr
(30.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, tebrik ederim. ayağınıza taş değmesin.

eşim de kalp hastanesinde uzman aile hekimi, kurum doktorluğu yapıyor. ona gönderdim 'sakın gelmesin' dedi :)) şaka. :))

Eğer; Ben aksiyon adamıyım, gece telefonum çaldığında uykumun açılmasından şikayet etmem, büyük oynamayı seviyorum diyorsan; kardiyoloji rock star'dır. şampiyonlar ligidir. özel hastaneler iyi kardiyolog bulmak için birbirini yiyor. rekabet az. özellikle yaşlanan avrupa nüfusunda çok değerli, direkt o ülkeye kabul sebebi. bu branş ilgi ve tutku olmadan yapılacak iş değil. işin sonunda ölmek üzere olan birisini dirilteceksin. veya sapasağlam adam ölecek. kilolarca önlük takacaksın anjiyo odasında. ama manevi tatmini üst seviyede bu branşın. malpraktis konusu devlet hastanelerinde daha hekim tarafında geçiyor. ağır kusur ya da kasıt olmadığı sürece. özel sektörde iyi bir avukat ve yanında duracak kurum lazım. tam aksiyon filmi. bir ömür :)

Benim için hayat tıptan ibaret değil; hobilerime, aileme vakit kalsın, cerrah olayım ama uykum da bölünmesin" diyorsan: göz'ü seç. Bu "korkaklık" değil, vizyoner bir yaşam tercihidir. pahalı aletler, sürekli mikroskop ile ameliyatlar. bilim kurgu filmi gibi. dezavantaj nedir? herkes temiz, malpraktis ihtimali düşük ve nöbeti yok diye bu branşlara yöneliyor, rekabet çok. ileride kendi yerini açmak istersen ekipman pahalı ve sürekli yenilemek gerekiyor.
+2
galahad reloaded
(30.03.26)
göz. icap nöbetlerinin yoğun geçmemesi için. hem tatmin edici cerrahisi de var.
0
unalub
(30.03.26)
ne güzel ve pozitif yorumlar geldi öyle hepinize çok teşekkür ederim. zannediyorum bu işin kazananı kardiyoloji oldu kendi içimde.

aile hekimi uzmanı meslektaşıma özellikle selamlar. var olun.
+3
🌸suicmeyenadam
(31.03.26)
(7)

gökyüzünü görmüyor oluşumuz ve etkileri üzerine

biseysorcaktim
ışık kirliliği haritasına bakarken aklıma geldi;https://www.lightpollutionmap.infohttps://www.handprint.com/ASTRO/bortle.htmlözel bir çaba göstermediğimiz sürece bizim neslimiz hiç gökyüzünü tam manasıyla görmedi. gökyüzünün berrak ve etrafın ışıksız olduğu gecelerde bile türkiye'den görebildiğimiz
ışık kirliliği haritasına bakarken aklıma geldi;
www.lightpollutionmap.info
www.handprint.com

özel bir çaba göstermediğimiz sürece bizim neslimiz hiç gökyüzünü tam manasıyla görmedi. gökyüzünün berrak ve etrafın ışıksız olduğu gecelerde bile türkiye'den görebildiğimiz gökyüzü berraklığı bortle-4 seviyesinde muhtemelen.

anne-babalarımız hatta belki de onlardan önceki nesiller gökyüzünü çıplak gözle gördüklerinde gerçekten yola saman dökülmüşçesine, gökyüzünde binlerce ışık yayan cisim görüyorlardı. üstelik farklı renklerde görebiliyorlardı, yani şimdilerde profesyonel makinalarla ve uzun pozlama ile çekilmiş gökyüzü fotoğraflarına benzer görüntüler neredeyse her akşam onlarla beraberdi.

milyonlarca yıldır insanlar kafalarını kaldırdıklarında bir sürü ışık görürken sonraki nesillerin özel bir çaba göstermediği sürece bir tane bile yıldız görmeden büyümelerinin etkileri nedir sizce?

bence bu çok büyük bir kırılım.
binlerce yıldır insanlara bu gökyüzü ilham vermiş, yön vermiş, evrendeki yerinin büyüklüğü-küçüklüğü hakkında ipucu vermiş, ama binlerce yıl sonra bu akış tamamen kesilmiş ve sıradan insanlar günlük hayat akışlarında gökyüzünden tamamen kopmuşlar.
0
biseysorcaktim
(28.03.26)
Gece yıldızları tam anlamıyla görememenin çok büyük etkileri olduğunu sanmıyorum açıkçası. Işık kirliliği gibi olguların etkisi daha büyük olsa gerek psikolojik anlamda. Yani yıldızlı gökyüzünün yokluğu değil de, ışık kirliliğinin varlığı daha büyük bir etki olsa gerek.

Hayal gücünün yıldızlara bağlı şekillenen parçasınım kırıldığı doğrudur, çünkü göremiyoruz dediğiniz gibi. Ancak hayal gücü yıldızlı gökyüzüyle yok olan bir şey değil ki, yıldızlı gökyüzü bir niş, bu niş boşaldığında başka bir şeyle dolar. Hayal gücü insanın bir şeye anlam yüklemesiyle gelişiyor, anlam yüklemek de yine insanın elinde. Bu yıldızlı gökyüzü olmaz şehir silüeti olur, başka şey olur...

Oldukça kırsal bölgeleri düşünün, bortle ölçeğine göre 2-4 seviyesinde birçok yer var. Neticede buralarda herkes şair falan değil öyle değil mi? Hatta çoğu değil. Hatta sanırım çok mutlu oldukları da söylenemez. Ha da ne bileyim, yıldızlı gökyüzü, hoş bir manzara olmasının yanında maksimum ne kazandırıyor olabilir bu insanlara? Aynı şey evrenin büyüklüğü ile alakalı konuda da geçerli. Bu konu üzerine ilham alınabilecek başka kanallar var. Bunlardan birçoğu geçmişte yoktu.

Yıldızlı gökyüzü görsek güzel olurdu ancak eğer sorgulanan şeyin odak noktası bu eksikliğin "insan üzerindeki etkisi" ise bunun çok büyük olduğunu sanmıyorum.
+1
akhenaten
(28.03.26)
Gökyüzünü görüp görememekten öte, oturup izlemeye vakit ayırmak da önemli bir konu bu anlamda bence. Çocukken yaz tatillerinde memlekete gittiğimizde, bahçeye kilim atıp saatlerce gökyüzünü izlediğimizi hatırlıyorum. Şimdi tatil için gittiğim yerde ışık kirliliği oldukça düşük düzeyde ve Samanyolu falan net biçimde seçiliyor, fakat yapacak o kadar çok başka şey var ve dikkat sürem o kadar düşük ki, 10 dakikadan fazla kesintisiz izlediğimi hatırlamıyorum şahsen. O da genelde, meteor yağmuru zamanına denk geldiğimde, kayan yıldız görmek için.

Bir de anne babalarımızın zamanında bile gökyüzü daha gizemliydi sanıyorum. Şimdi basit bir uygulamadan, telefonu doğrulttuğun bir yıldızın şeceresini öğrenebiliyorsun. Annem çocukken anneannem bir gece uyandırıp ona kuyruklu yıldız göstermiş; annemin ödü patlamış :D Bu gibi doğa olayları yeni nesiller için çok sıradan ve önemsiz sanırım. Senede bir kaç kez tutulmalar heyecan yaratıyor; o da çoğunlukla stori atmalık foto için.
+1
lil siztah
(28.03.26)
samanyolunu çıplak göz ile ilk defa 15 yaşımda egenin bir sahil köyünde görmüş ve çok şaşırmıştım. evet şehirliler gerçekten bu keyiften mahrum. sadece keyif de değil belki de insanın ne kadar ufak değersiz, önemsiz olduğunu anlama becerisini de maskeliyor.
0
orpheus
(28.03.26)
Çok bir etkisi olacağını düşünmüyorum çünkü evet bi tık çaba sarfedecekler ama gözlem yapılabilecek hala doğada çok güzel yerler var. Ben çocukken Tübitakın gözlem şenlikleri olurdu, en kötü bu tür aktiviteler düzenlenebilir. En azından hala ışık kirliliğinin olmadığı alanlar var.
0
truf
(28.03.26)
Sırf bu sebepten her yıl en az bir defa, çoluk çocukla gece uzunyayladan geçerken, direksiyonu bir köy yoluna kırıp asfalttan birkaç km uzaklaşıyor, 15 dk’lığına da olsa “hakiki gökyüzü”nü gösteriyorum. Bahsettiğim yer Türkiye’nin en karanlık birkaç bölgesinden biri…

Biz çocukken, şehir merkezinden azıcık (3-5 km) uzaklaşınca binlerce yıldız görünürdü. Hatta şehir merkezindeki evimizin terasından bile samanyolu seçilirdi.

İstanbul’da şanslı bir günde 15-20 yıldız görülebiliyor. Çoğu zaman venüs gibi 3-5 gezegen dışında havada hiçbir şey seçilemiyor… Korkunç bir şey…
0
yadigar
(29.03.26)
Herhangi bir şekilde bilimsel olarak hesaplanabilen etkisi olduğunu düşünmüyorum ama bence çoğumuzun hayatında gün içinde bulutlara, gökyüzüne bakacak bir 20 dakika olmaması başka sebeplerden de olsa etkili.
0
logisticsmanager
(29.03.26)
Kırık dökük bijoloji merakım, bir etkisi olmamasının imkansız olduğunu söylüyor. Yüzbin yıldan fazladır insanoğlu her gece yıldızlara bakıyordu. Artık yıldız görmemenin mutlaka etkileri olacaktır…
0
yadigar
(29.03.26)
(12)

Çocuklukta, ergenlikte favori çizgi filmleriniz ve tv programlarınız neydi?

yadigar
Opsiyonel olarak isteyen yaş da yazabilir.
Opsiyonel olarak isteyen yaş da yazabilir.
0
yadigar
(27.03.26)
Çizgi Film: Thundercats. (Şimdi geriye dönüp baktığımda, taş devri, eek the cat, taz gibi her yaşta izlemesi zevkli muazzam şeyler olsa da, çocukken en çok thundercats, ergenken benjamin (gol) en zevdiğim çizgi dizilerdi.

Tv programı olarak, atv’de uzaklar vardı, atasoyların dünya turunu anlatan…
0
🌸yadigar
(27.03.26)
Benim çocukluğumda olup hiç kaçırmadıklarım: uçan kaz, güneşin oğlu esteban ve şeker kız candy.

Uçan kaz pazar öğlenleri çıkıyordu. TRT’nin programı, pazar konseri> işitme engelliler haber bülteni>uçan kaz şeklindeydi. Çizgi filmi izlicem diye erkenden oturup, işkence çeke çeke pazar konseri ve işitme engelliler haber bülteni’ni de izliyordum :D

Candy üniversite zamanımda yeniden yayınlanmaya başlamıştı. Bir kaç bölümünü izleyip şoka girmiştim, bunları bize nasıl izletmişler diye. İşte candy ile antony mi terry mi unuttum, küsüyorlar. Candy bunun evinin önüne gidip barışmak için yalvarıyor; oğlan da pencereden bakıyor. Sonra çok şiddetli bir yağmur başlıyor, candy de çok ıslanıyor. Oğlan bunu eve alıyor; ıslak kıyafetlerini çıkarıp sarınması için bir havlu veriyor. Bir sonraki sahnede candy havluya sarınmış, oğlana yalvarıyor, özür diliyor falan. Oğlan da “tamam, gel hadi” gibi bişeyler söylüyor. Kamera arkadan candy’i gösterirken havlu yavaşça aşağı iniyor.. :D
+1
lil siztah
(27.03.26)
Clémentine
+2
compumaster
(28.03.26)
mac gyver ve contact (3-2-1 contact olan)
0
orpheus
(28.03.26)
Akıllı Bıdık.
Google'a yazınca alakasız şeyler çıkıyor. Onun için bir örnek bırakayım.

www.youtube.com
0
Mirket
(29.03.26)
redkit
tsubasa
sirinler
insan vucuduyla ilgili bir cizgifilm var di birde, mikroplarla savas vs. biyolojiye bayilirdim ya keske dr olsaydim aluminyum..
0
cooperr
(30.03.26)
laff-a-lympics’e bayılırdım.
0
eileengray
(30.03.26)
90'ların ortası gibi Kanal D ana haberden önce Şirinler yayınlanıyordu. Reytinglerde üst sıralarda yer alması haber olmuştu. Ben de müptelasıydım.

Ondan önce Şeker Kız Candy.

Daha da öncesinde Looney Tunes ve Çakmaktaşlar
0
auroraaurora
(30.03.26)
pembe panter bir numaralı çizgi filmimdir, hala bayılırım ilk versiyonlarına.

taş devri, tom ve jerry, laff a lympics, tom ve jerry falan zaten klasik.
0
kibritsuyu
(30.03.26)
Yine olsa yine izlerim diyebileceğim çizgi filmler muhtemelen batman ve tusubasa olurdu.
0
rakicandir
(30.03.26)
laff-a-lympics +1
0
osssy
(30.03.26)
burada sayılan klasiklerin hepsini severek izledim ama yeri ayrı olanlar:
He-Man and the Masters of the Universe
Batman: The Animated Series
X-Men: The Animated Series
Spider-Man
0
late viper
(30.03.26)
(4)

muzik grubu tshirt/merchleri satan site

mirafiori
yabanci site de olur, guncel ve eski gruplara ait merch alabilecegim site ariyorum, fan art veya eski tshirtleri de olur, 2016 avrupa turu tshirtu de olur, hatta daha iyi, genelde baski kalitesi daha iyi oluyor. cunku mesela atiyorum khruangbin merch olarak arayinca karsima hep yeni ve pahali seyler
yabanci site de olur, guncel ve eski gruplara ait merch alabilecegim site ariyorum, fan art veya eski tshirtleri de olur, 2016 avrupa turu tshirtu de olur, hatta daha iyi, genelde baski kalitesi daha iyi oluyor. cunku mesela atiyorum khruangbin merch olarak arayinca karsima hep yeni ve pahali seyler cikiyor, her zaman guzel de olmuyorlar, ya da kendi sitelerinden almak istedigimde amerikadan gonderdikleri icin bir tshirtten fazla kargo parasi cikiyor. kaldi ki aradigim gruplar aktif gruplar ya da merch satan artistler olmayabiliyor her zaman (belki eskiler, olduler, ya da fazla bagimsizlar). vinted,ebay gibi platformlarda aradigimi bulmak zor oluyor ve yine uygun degil. boyle bir sepet yapip 10 tane falan tshirt almak istiyorum. var mi boyle siteler?
0
mirafiori
(27.03.26)
eski grupların çeşit çeşit merch'ini barındırıp, bir de uygun fiyattan satan tek bir yer olması fikri zor geldi bana; rast da gelmedim. takip ettiğim bir kaç eski ya da dağılmış grubun (savatage, fates warning, sentenced aklıma gelenler) fan gruplarında, eski tişört bulup foto paylaşanlar hep ebay'den iyi paralar verip aldıklarından söz ediyorlar. fiziksel olarak da thrift şop ya da good will'den falan uygun düşürdüklerini duydum; o da oralarda anlayanı olmadığı için. ne yazık ki internet satıcıları son 10 yılda tutulduğunu azıcık anladıkları bir şeyi on katına satmayı meslek kuralı haline getirdiler.

ben son yıllarda grup tişörtlerini konserlerde spor olsun diye alıyorum açıkçası. konser dışında ise neredeyse hiç giymiyorum; çünkü dediğiniz gibi son derece kalitesiz, cayır cayır naylon oluyorlar genelde. en verim aldıklarım, h&m gibi giyim firmalarının ürettiği pamuklu tişört üzerine baskılar oluyor. ancak bunlar da sadece çok genel geçer (metalika, kiss, maiden gibi) grupların tişörtlerini yapıyorlar çoğunlukla.
+1
lil siztah
(27.03.26)
istanbul kadıköy akmar pasajına git zebille var tshrtlerden
0
jamswety
(27.03.26)
trendyoldan aldığım baskı tshirtlerden hiç problem yaşamadım ben ya 5-6 tane aldım çoğunun 3 senesi doldu bozulmadılar, bahsettiğin terimlerden firmalardan zerre haberim yok tshirt gurusuna trendyol demek istemem ama ben sorun yaşamadım.

ps. çoğu %100 pamuk aldıklarımın amerikan bezi gibi, avm lerden aldığım tshirtlerden kaliteli diye alır oldum ben bunları fazlaca
0
eja
(27.03.26)
kadıköy, sakız gülü sokak’ta metal giyim var. web siteleri de şurası;

www.metalgiyim.com
0
gregory
(31.03.26)
(11)

napıyorsunuz dedeler?

lil siztah
cuma'ya mı gittiniz? tansiyonunuz mu düştü? yanlarınız mı ağrıyor? sesiniz çıkmıyor.. :D
cuma'ya mı gittiniz? tansiyonunuz mu düştü? yanlarınız mı ağrıyor? sesiniz çıkmıyor.. :D
0
lil siztah
(27.03.26)
Cuma’ya gidemedim, hastayım, boğazım ağrıyor, her tarafım sızlıyor… :)
Dizleri de pufa uzatmış durumdayım şu an, terliyorum…
0
yadigar
(27.03.26)
39,99 patron çıldırdı yüksek indirimde bizim yaşlarda hala 40 ı kabullenemedik, bu modla devam :)
0
gneral
(27.03.26)
oglen gittim ev gosterdim birine.
isi geldim simdi rapor yaziyorum.
tirmalamaya devam..
0
cooperr
(27.03.26)
@yadigar, geçmiş olsun. Vallahi bu aralar herkesler hasta..

Beni de işyerinden bir arkadaş aradı, feci içmiş; tam 3,5 saat sarhoş muhabbeti dinledim :/
0
🌸lil siztah
(27.03.26)
alkol sonrası recovery ve bir de yakını tam görememe hariç fiziksel bir zorluk hissetmiyorum açıkçası.
0
orpheus
(28.03.26)
@orpheus, yakını görmekte zorluk yaşadığımı ilk kez geçen Kasım’da girdiğim yds’deki soruları okurken farkettim :) İşin komik tarafı sınavda diyalog doldurma sorularından biri de tam da bunun üzerineydi. Hasta doktora diyor ki, bunun çaresi yok mu? Doktor da, 40 yaştan sonra hemen herkeste görülür ve tedavisi yoktur diyordu :/
0
🌸lil siztah
(29.03.26)
20 yaş sonrası at gibi alkol sigara ama hala (45) majör bir sorun çıkmadı ne güzel. 1 senedir kitap okurken yakın gözlük kullanma başladı. bi de alkol sonrası recovery çok uzun zaman almaya başladı. sabah 4 te rakı masasından kalkıp 8 de işe giderdik 30 lu yaşlar başı, artık mümkün değil böyle bir şey.
30 lu yaşlar başından sonra hafif ağırlık antremanını hiç bırakmadım ama.
0
dorian greyfurt
(29.03.26)
dedeler demenize bir tık kırıldım zira kadın duyurucular da var bu grupta :).

yanlarım değil ama dizlerim ağrıyor evet :).
0
Phoebe
(30.03.26)
@lilsiztah ve @dorian
yakını görme iyi beslenip, iyi uyuduğumda, balık yağını ve kreatini (günde 2-3 gr) düzenli aldığımda geçiyor yakını eskisi kadar olmasa da iyi görebiliyorum. örneğin tablet-telefon laptop ekranında hiç zorlanmıyorum.
+1
orpheus
(30.03.26)
Haftabaşı sendromunu atlatmaya çalışıyorum. Çivi çiviyi söker deyip ders çalışıyorum yine.
0
rakicandir
(30.03.26)
bu hafta gidemedim allah affetsin.
yaz geliyor yeni bir yazlık alma planım var da lokasyon belirlemeye çalışıyorum.yardımcı olabilirsin. bütçe 30 m.
0
jamswety
(03.04.26)
(1)

Psikiyatri önerisi?

Coma
Benim bir derdim var, ben kurumda işleri düzeltiğim için yaşlıların hedefi oldum ve düzenlerini bozduğum için mobbing yapıyorlar, odamdan çıkmamı istediler ve şimdi verdikleri yer koridorun ağzımda bir masa. Benim akademik geçmişim, kadrom onların üstünde ama aday memur olduğum için ses çıkaramıyoru
Benim bir derdim var, ben kurumda işleri düzeltiğim için yaşlıların hedefi oldum ve düzenlerini bozduğum için mobbing yapıyorlar, odamdan çıkmamı istediler ve şimdi verdikleri yer koridorun ağzımda bir masa. Benim akademik geçmişim, kadrom onların üstünde ama aday memur olduğum için ses çıkaramıyorum.
Şimdi temizlik takıntımı bahane edeceğim ama çok hasta seviyesinde de değilim, Ankara’da bildiğiniz iyi bir psikolog var mı? Bunun için rapor alabilir miyim?
Teşekkürler.
-3
Coma
(27.03.26)
sorunuza cevap değil ama, naçizane fikrim, gerek resmiyet, gerekse pratikte böyle bir tanı almanızın, bu sorunu çözmeyeceği gibi uzun vadede zararınıza olacağı yönünde. anlattığınız profiler, en ufak bir konuda "zaten deli o" diye söylenti çıkarır, sizi daha sıkıntılı durumlara sokarlar. dahası kurumlar arası geçiş düşünecek olursanız, daha da büyük sıkıntılara yol açar bu söylentiler. kendinize başkalarının kullanacağı bir etiket yapıştırmaktansa (böyle bir tanının yazdığı raporu idare'ye sunmaktan söz ediyorum), konuyu başka şekilde çözmeye çalışın derim.

-varsa- okb sorununuz için ise; önce psikiyatri'ye gidip, ardından bilişsel davranışçı terapi yapan -ama sertifikaları sağlam- bir psikolog bulmanızı öneririm.
+9
lil siztah
(27.03.26)
(6)

hafta sonu kaçamağı

gazozailacatmauzmani
eşimle hafta sonu 2 gece için yurtdışı planı yaptık hızlıca. bebişi bırakma planı bozulunca kendisi dahil olmaktan vazgeçti ama sen tek git diyor. 9,5bin ucak, otel 5bin, ve gelecek tatil planlarını da düşününce kartım dolu. bir şekilde çeviriyorum orası ayrı da. şimdi siz olsanız bu durumda bu fırs
eşimle hafta sonu 2 gece için yurtdışı planı yaptık hızlıca. bebişi bırakma planı bozulunca kendisi dahil olmaktan vazgeçti ama sen tek git diyor. 9,5bin ucak, otel 5bin, ve gelecek tatil planlarını da düşününce kartım dolu. bir şekilde çeviriyorum orası ayrı da. şimdi siz olsanız bu durumda bu fırsatı değerlendirir misiniz? gidince pke bir harcamam da olmaz diye düşünüyorum en kötü kenardaki bütçeden çözerim yeme içmeyi. vize başlar başlamaz kaçma ihtimali ve eişmi de kırmadan legal şekilde gitme konusu da sıcak geldi. siz olsanız ne yapardınız
0
gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
bir yere gitmek için birlikte plan yapmışsak, tek başıma gitmezdim. ama mesela orada fuar vardır, eşim ben de geleyim gezerim demiştir, ama sonra başka işi çıkmıştır, bu durumda giderdim.
+2
malheiros
(27.03.26)
@malheiros şirket beni tek yolluyordu, fuar vb de değil kafa izini gibi. konuştuk anlaştık, eşim de dahil olacaktı olamadı. şimdi şirketin plan da iptal ama ben de konusu geçmişken gitsem mi diyorum
0
🌸gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
Gidin.net
Plan, rez yapıp gitmesem mi durumunda çok kaldım. Gidince bir kez bile pişman olmadım ve -maaşlı çalışan olarak- yaptığım harcamaları ödeyemediğim olmadı. Gidin, iki günde dünyaları yiyecek değilsiniz. Eşinize ve bebeğe de güzel hediyeler alın derim.
Bon voyage!
+2
lil siztah
(27.03.26)
Aman hafta sonuymuş zaten sadece, gidiverin ne olacak.
+1
penceredengorunenmorbina
(27.03.26)
ödeme hiç yapılmadı, ödenene para yok. sıfırdan alacagm
0
🌸gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
aaaa, hemen fikrimi değiştiriyorum öyleyse!
tabii ki gitmeyip, eşinizle bebeği bırakabilmeyi garantilediğiniz yeni bir plan yapınız.
+2
lil siztah
(27.03.26)
(1)

ihanet üçgeninde olduğunu fark etmek?

islergucler
selam herkese, bir sualim olacak sizlere.sağlam temellere dayanmayan bir ilişkiye başladınız diyelim.sevgi ve saygı temeli olmadan iki taraf ta birbirine pansuman olmaya çalıştı ve aileler de zaruri cenaze sebeplerinden tanıştı.siz ilişkinin başından karşılıklı ihanete açık çek verdiğiniz halde sada
selam herkese, bir sualim olacak sizlere.

sağlam temellere dayanmayan bir ilişkiye başladınız diyelim.

sevgi ve saygı temeli olmadan iki taraf ta birbirine pansuman olmaya çalıştı ve aileler de zaruri cenaze sebeplerinden tanıştı.

siz ilişkinin başından karşılıklı ihanete açık çek verdiğiniz halde sadakat üzerine yemin edildi. siz buna rağmen ihanetten şüphe duyup şeffaf olmamasından dolayı da bitirip pansuman olmaya devam etsin diye de defalarca geriye döndünüz. karşı taraf her dönüşünüzde sizi tekrar hayatına aldı.

işin sonunda terk ettiğiniz dönemlerde de gece geç saatlerde eski sevgilisiyle ve başka erkeklerle uzun telefon konuşmalarını gördünüz. bu durumların dostane olduğunu söyleyerek sizin hayatında kalmasını ısrarla istedi.

bu duruma istinaden biraz daha idare ederken en yakın erkek arkadaşınızla olan geçmiş iletişimini sizinle ısrarla gizledi. yakın arkadaşınız da bir dönem ilgi duyduğunu fakat aralarında bir şey geçmediğini söyledi. fakat bariz karşılıklı ilgi iş yerinde gözünüzün önünde ısrarla devam etti. iki tarafı da itirafçı olmaya ikna edemediniz ve iletişimi kestiniz.

şimdi bu durumda siz olsanız kime ve kendinize nasıl bir tepki verirdiniz?
0
islergucler
(25.03.26)
iki taraf da neyin ne olduğunu bilirken ne tepkisi? kendime saygım varsa bu laçkalaşmış şeyden kaçarak uzaklaşırdım.
+1
lil siztah
(25.03.26)
(12)

"Ghostlama"nın hayatınızdaki yeri ne?

starbuck
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde b
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde belirtiyorum ve kaba bir tepki aldığım, benimle bu yüzden laf dalaşına giren biri olmadı şimdiye dek (Bir iki kişi açıkça konuşmama rağmen hiçbir şey olmamış gibi ısrarcı davranmıştı ama istisnalar kaideyi bozmaz).

Neyse gel zaman git zaman etrafımda bu naneyi çok sık gözlemlemeye başladım. Buna bu kadar sırt yaslamak, insan gibi derdini anlatıp başka yollara gitmek varken ortadan kaybolmak sizce neden tercih ediliyor? Bağlanma korkusu mu, uğraşmak mı istemiyor kimse kimseyle, ifade yeteneksizliği mi, komplekse mi giriliyor, eski sevgili hortlamaları mı? Size neden ghosting yapıldı ya da siz neden yapıyorsunuz?

Not: dediğim gibi ısrar, taciz vs gibi mevzuları hariç tutarak düşünelim istiyorum. Varsayalım ki karşınızdaki insan gerçekten iyi anlaştığınız, açık iletişim taraftarı, ola ki siz görüşmeyi kesmek isteseniz elbette üzülecek ama size anlayışla yaklaşacak ve yoluna gidecek birisi. Onu da ghostluyor musunuz, ghostluyorsanız neden?
0
starbuck
(25.03.26)
Yapmıyorum

Bence tam anlamıyla kişisel manipülasyon ve akıl oyunu

Seviyorsam çok özlüyorum ama asla aramam.
+1
baldan kaymak
(25.03.26)
Doğal bir kopma bence. Sevgilinle de ayrılacağın zaman konuşmalar azalıyor, bitiyor, iki taraf da biteceğini, bittiğini hissediyor. Bahsettiğin konuşma olunca da iyi hissettirmeyecek. İki ucu da kötü.
-9
arbre
(25.03.26)
ghostlama iyidir.

bosa düsersem geri ararim diyorsun iste ne var.
bayiliyorsunuz ayrilik konusmalarina.dkfjg

drama yok, hard talk yok ne güzel iste.
-7
Purple life
(25.03.26)
bunu romantik ilişkiler için yazmıyorum ama bazen istemeden yapıyorum; bu huyumu da düzeltmeye çalışıyorum. çok fazla işle uğraşırken bazı şeyleri maalesef erteliyorum (önemli olmayan bir konuda bir insana cevap verme gibi şeyler) ve bu erteleme uzadıkça ghostinge dönebiliyor. en azından karşı tarafta öyle bir algı oluşuyor, farkındayım. bu ertelememin sebebi de karşı tarafa daha çok vakit ayırmam gerektiğini düşünüp "boş bir zamanımda daha güzel bir cevap yazacağım" kafasına girmem. yoksa yüz yüze ilişki yaşadığım birisini bir anda ghostlamam, o garip geliyor.

narsist tacizcilere ölü numarası yapmayı destekliyorum, o ayrı.
+2
eileengray
(25.03.26)
SeverizzZz
-8
üğpoıuy
(25.03.26)
konusmak istemediğim insanla konusmam eğer buna ghostlamak deniyorsa. bazı insanları bilerek görmezden gelirim ama sevmediğim içindir. kimseyle durduk yere muhabbeti kesmem.

ama çok ghostlandım. hala da ghostlanıyorum.
+2
koela
(25.03.26)
Sevmem, saygısızca bulurum. Ancak çok red flag bir hareket olacak veya karşı tarafın da ghostlamak istediğini hissetmem lazım ki genelde birine gıcık olduysam hoşlanmıyorsam karşılıklı olur.
+1
ekimoloji
(25.03.26)
Ghostlamak insanı ortada bırakan saatsiz bir bomba. Ölüm sessizliğinden beter bu durum ghostlanan kişinin zihninde hep aynı soruyu döndürüyor: “Neden?” "Ama..?"

Gençken sık sık sınırı aşabiliyordum. Şimdi ise ne kadar nefes mesafesi versem de, karşımdaki kişinin kendi hayatının realitesine saygı duysam da o arena içinde ideal bir kişi olmak için savaş versem de hiç görmediğim bir yerlerde baş parmak baş aşağı düşüyor ve sadece bana sonu beklemek kalıyor.
Halbuki insan kılıcı muhatabının gözlerinin içine bakarak saplamalı.

Ben sahici kapanışlardan yanayım.
+2
rakicandir
(25.03.26)
muhattabına göre değişir. yani çok iletişiminiz muhabbetiniz samimyietiniz olmayan biriyle görüşmüşsünüzdür. az konuşup görüştükten sonra tekrar görüşmek istemiyorsanız çok da açıklamaya gerek olmayabilir bu ilişkide kendini. bu tarz bi durumda ghostlanan da çok sıkıntı etmez genelde. senin için pek bi değeri olmayan birinin karşına çıkıp veya telefonda yazıp seni yargılamasından daha az sinir bozucu bence hatta.

ama bazı ghostlamalar var ki asla yapılmamalı. yıllarca en yakın arkadaş olduğumuz birisi tarafından ghostlandım mesela. ne bir tartışma ne de bir anlaşmazlık falan vardı ortada. bir kere de benim kendisiyle hiç iletişimim yokken bana ilk adımı atmış ve 6 ay boyunca gece gündüz her gün yazmış gece yarıları arayıp saatlerce konuşmak istemiş bir kız tarafından da bir anda hiçbir şey olmadan ghostlanmaya çalışıldım ki bu deli pdrciydi bir de. üzerinden zaman geçti ikisinin de ama hala aklıma gelir sorgularım bunları. belli bir paylaşım seviyesinin belirli bir samimiyet dozunun aşıldığı ilişkilerde bunu yapmak veya yapmaya çalışmak çok aşağılıkça bence.
+2
semaforo de medianoche
(25.03.26)
bence yalnızca, söyleyecek -gerçekten- tek bir söz kalmadığında iyi bir yöntem.
bir erkek arkadaşımı, son aramasını ghostlayarak bıraktım; çünkü zaten anlamlı tek bir şey konuşmayacaktık. zaten o da ikinci kez aramadı.
bir de çok sevdiğim, yaklaşık 10 yıl çok sıkı arkadaşım olan birini ghostladım. çünkü son zamanlardaki bir kaç hareketi, tanıdığım ve sevdiğim o arkadaştan hiç beklemediğim tarzdaydı ve değişen yaşamıyla birlikte karakteri de değişime uğruyordu belli ki. bunu tartışmaya, hak aramaya falan gerek duymadım; ghostladım gitti. bunun üzerinden 7-8 yıl geçti ama 6 ay-senede bir, niye böyle oldu, yine aklıma düştün vs diye mesaj atıyor; görmemiş gibi yapmaya devam ediyorum.
-2
lil siztah
(25.03.26)
ghostlama iğrenç bir şey. amaç karşı tarafın ümidini öldürmemek, yedekte tutmak.

daha iyisini buldum. sen buralarda dur, yeniden boşa düşersem belki geri dönerim demek.
+2
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
@eileengray ile birebir aynı fikirdeyim

hayatımda ilk defa geçenlerde ghostlandım çok saçma bir duygu iletişimi kesmek istiyorsa bir insan neden olduğunu karşısındakine anlatmalı, bilinmezlik muhteşem berbat bir duygu. yukarıdaki arkadaşların dediği gibi boşta olursam bir ara dönerim vs düşüncesi de bence yersiz. size böyle bir şey yapana kim tekrar iletişim kurmak ister ki? Ghosting özsaygısı olmayanların yapacağı bir davranış.
0
belkider
(29.03.26)
(6)

Tek başına atina

kondansator
Cuma akşam izmir -Atina yapıp, cumartesi öğlene kadar çalışarak pazar akşamı da izmire dönmeli bir plan doğdu. Gitmeye değer mi sizce ?
Cuma akşam izmir -Atina yapıp, cumartesi öğlene kadar çalışarak pazar akşamı da izmire dönmeli bir plan doğdu. Gitmeye değer mi sizce ?
0
kondansator
(25.03.26)
Hayır, bana değer gibi gelmedi.

Havaalanına uluslararası uçuş olduğu için 3 saat erken gitmek, bavul hazırlamak, havaalanına iki defa gitmek, iki defa havaalanından gelmek derken çok zaman harcanacak.

Gerçi detayları da tam anlamadım. Mesela bedava mı?
Çalışmak derken gidip orada bir iş mi yapmak gerekiyor yoksa zaten evde bilgisayardan rahat koltuğunuzda çalışacağınız saatleri orada bir otel odasının sandalyesinde mi yapmaya çalışacaksınız?

48 saat var.
İki kere uykuyu çıkarınca elde kaldı 32 saat.
Havaalanına 3 saat erken gitmeleri çıkartınca kaldı 20 saat.
İzmir'de git, Atina'da dön, Atina'da git, İzmir'de dön derken havaalanı-ev/otel arası yolcuklar da tanesi bir saatten toplam 4 saat edince kaldı 16 saat.
Öğlene kadar çalışacağım dediniz, 4 saat çalışma desek kaldı 12 saat.
Tuvaletiydi, sabah ayılmasıydı, duşuydu, giyinmesiydi, ekşiduyuru'ya bakmasıydı derken geriye kaldı hiç saat.

Iıh.

Uçak, otel masrafları bedavaysa o zaman belki düşünülebilir. Belki.
+1
michael_knight
(25.03.26)
Her türlü değer eğer fiyat ve zaman ok ise.

Burda zaman ok değil. +1 gün izin alınırsa değer
+1
baldan kaymak
(25.03.26)
daha once gitmediysen gidilir bence
+2
sweetoffice
(25.03.26)
Değmez. Sadece Akropolisi gezmek bir gün sürüyor. Ctesi öğlene kadar çalışma olayı iptal edilirse olabilir.
+1
HellKeePer
(25.03.26)
yarım gün için bile değer <3
plaka’da 1 saat turlarsınız, monastraki’de bi souvlaki yer, bi kahve-tatlı yaparsınız, hondos’tan bi kaç bişey alırsınız, gece kulüp işleri için technopolis tarafına akarsınız, sarhoş kafa dönerken kerameikos mezarlığını parmaklıklar arasından izlersiniz, öğlen de havaalanı servisine binmeden önce syntagma’da piyasa yaparsınız. kafanızı kaldırdığınızda her yerden akropolis görünüyor zaten.. daha ne olsun yahu^^

not: son sefer gidişimde vaktim çok kısıtlıydı; her seferinde akropolis’e çıkma ritüelimi yapıcam diye 1.5 saatte omonia’dan git-gel yaptım. arkeolog değilseniz bu sürede akropolis’i bile gezebilirsiniz yani. ikinci gününüzün sabahı bunu yapın; sonra geri kalanı. kulübü önceki geceye alın; harika oldu!
kısacası go girl!
+2
lil siztah
(25.03.26)
cevaplar için çok teşekkürler. maksat gezmek değil değişiklik olsun kafa dağılsın amacı aslında. 10k bilet, 5-6 k da 2 gece otel tutuyor şu an
0
🌸kondansator
(26.03.26)
(15)

Sonradan parayi bulanlar bogazina nasil hakim oluyor?

tantamount_to_equivalent
Fiyata, uce bese bakmadan yiyip icebiliyor olsam, istedigim yiyecege ulasabilme luksum olsa ben obez falan olurdum kisa zamanda. Baklavalar, borekler, kebaplar, dunya mutfagindan cesit cesit denemeler falan. Zenginler 7/24 acik bufede omur geciriyorlar dusununce. Hadi zengin kucuklukten beri bollukt
Fiyata, uce bese bakmadan yiyip icebiliyor olsam, istedigim yiyecege ulasabilme luksum olsa ben obez falan olurdum kisa zamanda. Baklavalar, borekler, kebaplar, dunya mutfagindan cesit cesit denemeler falan. Zenginler 7/24 acik bufede omur geciriyorlar dusununce. Hadi zengin kucuklukten beri bollukta buyuyor, yeme icme aliskanligi falan oturmustur. Yokluktan, fakirlikten gelenler sonradan parayi bulanlar bogazina nasil hakim oluyor?
0
tantamount_to_equivalent
(25.03.26)
Komik bir soru olmuş,
Bence bu kişinin karakteri ile ilgili, kişi tutumlu ise ve iradesi varsa, parayı bulsa da normal yemeye devam ediyor.
Bir de lezzet ulaşılması çok zor bir şey değil,
Demek istediğim şu ,
paranın boğaz tutma tutmama durumu ile çok yüksek bir bağlantısı yok bence, insanın iştahı ile alakası paradan daha çoktur yani,
Ay soruya düzgün cevap vermek çok zor, çok yanlış bir soru haha,

Ya da örnekler çok yanlış, para ile kovalanacak lezzetler obez etmez, alkolik edebilir belki 😅
0
a perfect lie
(25.03.26)
Bazi insanlar yemek icin yasiyor bazilari yasamak icin yiyor.
-1
Purple life
(25.03.26)
Yüksek kalorili, yenmesi zararlı yiyecekler çok pahalı değil ki.
Bir paket sigara fiyatına iki kilo toz şeker alabilirsin.

Yani şu anda da obez değilsen fakirliğinden değil, kendini kontrol edebildiğin için değilsin. Bravo.
+1
michael_knight
(25.03.26)
aynı şeyi yiye yiye bıkıyor insan. her gün kebap yemek bir süre sonra alınan zevki köreltiyor. ben bir ara takmıştım adana kebaba, markette bir porsiyonunu 30tl civarına alıyordum zamanında, fırına koyuyordum 10 dakikada hazır oluyordu. fiyatı çok uygun diye her akşam yerdim, yanına bir de pilav... 1 hafta sonunda kebap kokusu bile midemi bulandırmaya başlamıştı.
0
substituent
(25.03.26)
Ekmek makarna borek cips yemek icin zengin olmaya gerek yok ki.
0
baldur2
(25.03.26)
kalorili yiyecekler pahalı değil +1

aynı şeye yiye yiye bıkıyor insan +1

aksine çok param olsa kilo veririm muhtemelen ben swh thjrgfsda
ekmeksiz et döner yerim doyuruculuğu yüksek
+4
jülsezar
(25.03.26)
@a perfect lie: "lezzet ulaşılması çok zor bir şey değil" bu dedigin a perfect lie gercekten

@michael_knight: obez olmamamin sebebi belki iskendere, kebaba, baklavaya, artisan pizzaya, kobe biftegine ulasimimin kisitli olmasi. Illa hamburger kolayla obez olunmuyordur herhalde. Nusret'ten, Gulluoglundan sinirsiz yiyebildigini dusun bir hocam. Kim takar kiloyu, sporu:)

@baldur2: hocam sen olayi anlamamissin, konu nasil obez olurum degil:) En iyi yemeklere ulasimim varken nasil obez olmam.

@substituent: Her gun yersen tabi bikarsin. Ama ben 30 senedir sevdigim bir yemekten biktigimi hatirlamiyorum. Kaldi ki hep ayni seyleri yemeyecegiz dunya mutfagi onumde, belki de birinden bikip digerine saracagim, onun muptelasi olacagim bu sefer.
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(25.03.26)
tanidigim ne kadar zengin varsa kari-koca-cocuk vb hepsi de normal kilo ya da daha zayıf.
0
sweetoffice
(25.03.26)
Ben makarna çok severim mesela.
en pahalı makarna dünyanın en lezzetli en ender mantarı ile soslanmis makarna midir?
Ben mantar yemiyorum, benim için en lezzetli makarna bu değil. Dümdüz bir örnek.
0
a perfect lie
(25.03.26)
senin dediğin gibi olsa hiç fakir şişman olmaması lazımdı.
0
orpheus
(25.03.26)
hocam, bu noktada yemeği bir ödül/tatmin aracı olarak gördüğünüzü kabul edersek eğer çok zengin adamın yemek dışında da çok zaman ayıracağı alternatifi olacaktır. haliyle ulan şöyle bir lezzet var çatlayana kadar yemesek olmaz şimdi yerine ajandasında onun yerine koyacağı farklı bir etkinlik, denenecek şey olacaktır. e yemek deneyimlemek de istediği her an yaşayabileceği, sıradan bir aktiviteye dönüşeceği için o kadar cezbedici olma özelliğini kaybedecektir (diye öngörüyorum). bir de obezlik hunharca yemek yemekten ziyade sağlıksız beslenme kaynaklı. yani bay richie rich imiz spesiyal yemeğini yer ama egzersini sporunu da ayarlar, ayarlatır. düzenli sağlık kontrollerini detaylı yaptırır. sonuçta koskoca bay richie mahalle arasında ter kokan gym e gidip, devlet hastanesinde 2 dk 15 saniye süren muayenesini olmayacaktır.
+2
wilhelmwasmuss
(25.03.26)
bana sayısaldan milyonlar( 800milyon olmuş ikramiye) çıksa niye yarın yokmuş gibi yemek yiyeyim. bir diyetisyen bir chef birde pt tutarım sağlıklı beslenir sporumu yaparım. paran olduktan sonra sağlıklı, içeriği temiz besinlere ulaşımın daha kolay olur.
aslında bu vizyon meselesi. ülkenin en büyük sorunu vizyonsuz sonradan zenginler.
0
my fault
(25.03.26)
@my fault +1
zengin olsam, kaliteli ve öz yememe vesile olur; daha fitleşirim diye düşünüyorum.
yemek konusunda iradenin mantığını sağlığa dayandırırsanız iş kolaylaşıyor. karbonhidrat, trans yağ, şeker bombası yiyecekler vücuda ciddi zararlar veriyor. bunu kendinize yapmak istemediğiniz noktada, canınız da eskisi kadar çekmiyor.

ayrıca ne kadar çeşitli yemek isteseniz de, midenizi -rahatsızlık yaşamayacak kadar- dolduracağınız kapasite belli. annemin bir lafı vardır; zengin olsam ne olur, yemeğin fazlasını ceplerime mi koyacağım diye. o hesap işte.
0
lil siztah
(25.03.26)
ya bisey itiraf edeyim, ben sizin dediginizi gencken istemeyerek de olsa yaptim :D

gariban vb buyumedim, ama liseyi yatili okudum, unide zaten sehir disinda olmak daha normal. ayrica kisisel olarak yeni yemekler denemeyi, lezzetli restoran vb denemeyi oldum olasi cok sevmisimdir.

sonrasinda ilk kurumsal isime girdim ve olay burada dondu. soyle ki, hem uzun saatler calisiyorduk, hem de masa basi bir yere gittigimiz yok. en kotusu de NE ISTERSEK YIYEBILIYOR, MASRAFINI DA MUSTERIMIZE YANSITIYORDUK :(

su gorgusuz kardesinizin sushiye lahmacun sarip akan yaglara naan banmasi ve yaninda baklava ve dondurma yiyecek igrenclige gelmesi 3 ayi bulmadi. 5 sene kadar uc haneli kilolarda yuvarlandim durdum.

sonra covid zamani her yer kapaninca yemeyi kestim ve kosmaya basladim, simdi herkese "bak 30'dan sonra nasil 30 kilo verdim" diye sov yapiyorum.
0
adrianapole
(25.03.26)
paran artikca kilon genelde duser, cunku:
dandik fastfood'dan kurtulup fine dining'e dalarsin. onlarda da porsiyonlar kucuktur, lezzet odaklidir tabaklar.
gezme olasiligin artar, o da seni aktif kilar.
paran varsa kendine ayiracak vaktin olur, spor yapma sansin artar.
vs..
-2
cooperr
(26.03.26)
(6)

Dyson alternatif

tchuck
dyson süpürge alıcam, evde daha önce bir dysonım vardı artık pek kullanılır halde değil."kaydadeğer bir fiyat farkı olup" da dyson kadar/yakın performans verir dediğiniz ürün var mıdır? yoksa dyson al geç mi dersiniz?not: evin ana süpürgesi olarak kullanıyorum. yalnızca eve gelen temizlikçiler norma
dyson süpürge alıcam, evde daha önce bir dysonım vardı artık pek kullanılır halde değil.

"kaydadeğer bir fiyat farkı olup" da dyson kadar/yakın performans verir dediğiniz ürün var mıdır? yoksa dyson al geç mi dersiniz?

not: evin ana süpürgesi olarak kullanıyorum. yalnızca eve gelen temizlikçiler normal süpürgeyi kullanıyorlar. ben sadece dyson kullanıyorum. (yani yoğun kullanıyorum diyebiliriz)
0
tchuck
(25.03.26)
Kablosuz mu alıcaksınız? Bizde gen5 var ama evin tek süpürgesi olarak yetersiz bence. Özellikle başlıklarının kenar köşe almaya yeterince uygun olmaması önemli bir sorun. Gerçi eskisinden aşinasınızdır. Bir tane de kablolu alıcam ben şahsen.

Ablamda bosch’un benzer bir modeli var; bence kullanım ve çekiş anlamında aynılar. Yalnız bizdekinin parke başlığının lazerli ışığı bayaa kullanışlı.
+1
lil siztah
(25.03.26)
Merhaba. Geçende bu konuda bir araştırma yaptım ve dyson da dahil, hiçbir dikey şarjlı süpürgenin parasının hakkını vermediğini tespit ettim. Hepsi ile ilgili kısa-orta vadede sorun yaşamak garanti. Özellikle dyson'ın kendi sitesinde diğer sitelerden çok daha fazla ve gerçekçi şikayet okudum. Doğrudan marka vermeyeceğim ama ben olsam 5-6 bin lira bandında, servis ağı nispeten geniş şeylere bakardım. Tefal bir seçenek olabilir.
+2
prole
(25.03.26)
Black and Decker aldım. Geçmişte dyson kullanmıştım. B&D'nin çekilinden ve temizliğini kolaylığından çok memnunum. Ama bence en önemli şeylerden biri de batarya. B&D'nin bataryası aynı watt gücünde herhangi bir B&D ürününün bataryası ile aynı. Yani evde şarjlı matkap varsa onun bataryasını da takıp geçebiliyorsunuz. Batarya fiyatları makul, erişim kolay. Tavsiye ederim.
+1
strawberry first
(26.03.26)
Bosch iyi bence
0
maputo
(26.03.26)
strawberry ile benzer sebeple einhell aldım ben de. batarya en önemli konu kullanım ömrü için. mecbur olmadıkça gömülü bataryalı ürün veya bataryası zor bulunan, anlamsız pahalı olan ürünleri tercih etmiyorum.
matkap dekupaj kompresör üfleyici vs. başka ürünleri de var einhell'in ortak batarya olması toplam maliyeti düşük tutmayı sağladı. 4 alete 2 akü var. aynı anda hepsini kullanmıyorum sonuçta, bi akü boşalınca diğeriyle kullanıp bi aküyü şarj edebiliyorum.

çekim gücünde dyson belki biraz daha iyidir de benim için bu da gayet yeterli geldi.
ister büyük batarya tak kullanım süreni uzat, ister küçük batarya tak hafiflet. ister ağırlık çok önemli değilse büyük batarya al ister bütçen varsa enerji yoğunluğu yüksek olan küçük boyutlu bataryalardan al istersen çoklu batarya seti yap kullanırken yedeği şarj et sınırsız kullanım süren olsun vs. çıkarılabilir batarya büyük rahatlık.

www.amazon.com.tr
0
konetsu
(26.03.26)
hiç bir şey dysona alternatif olamaz. dyson ve diğerleri var.
-1
mikahakkinen
(26.03.26)
(7)

Kedim ağır hasta, ölürse nereye gömülüyor (İstanbul Anadolu)

nefertarii
Böbrek değerleri berbat, çoklu organ yetmezliğine doğru gidiyor. bugünkü tahlillerine göre karar verilecek sanırım. Ama hazırlıklı olun diyorlar; içim gidiyor ama çok acı çekti. Eğer böyle bir durum olursa ne yapılıyor? Defin işlemi için ne yapmalıyım?
Böbrek değerleri berbat, çoklu organ yetmezliğine doğru gidiyor. bugünkü tahlillerine göre karar verilecek sanırım. Ama hazırlıklı olun diyorlar; içim gidiyor ama çok acı çekti.

Eğer böyle bir durum olursa ne yapılıyor? Defin işlemi için ne yapmalıyım?
0
nefertarii
(24.03.26)
çok geçmiş olsun, sabırlar dilerim.
normalde veteriner'de kaybettiğinizde, isterseniz tıbbi atığa verebiliriz diyorlar.
ağır kazalı vd çok sokak kedisi götürdüğümden çok başıma geldi; bir kere zorunda kalmam haricinde evin bahçesine gömdüm hep. bu sebeple mezarlık tecrübem yok ama şu başlığı bir inceleyin: [edit: vazgeçtim, incelemeyin. sözlükte ibb'nin mezarlık hizmetine dair bilgilerin olduğu bir başlığın linki vardı ama son entryler hiç hoş şeyler söylemiyor; bakmanıza gerek yok. google aramasında özel pet mezarlıkları çıkıyor; en garantisi o olsa gerek.]
+4
lil siztah
(25.03.26)
çok geçmiş olsun zor durum. umarım çok acı çekmeden süreci atlatır. size de bol sabırlar dilerim.

burada istanbul büyük şehir belediyesinin bilgilendirmesi var. evet belediyenin bununla ilgili hizmeti var.
tarim.ibb.istanbul

bir de özel mezarlıklar var. google' da pet mezarlığı diye araştırmanız durumunda görebilirsiniz. buralar biraz daha 'dostumuza son borcumuz' yeri gibi duruyor. büyük ihtimal ile veterineriniz yönlendirebilir özel mezarlıklar ile ilgili.
+1
galahad reloaded
(25.03.26)
Ben babamın mezarlığında, kimsenin eşelemeyeceği iki ağacın dar aralığına gömmüştüm, böylece ziyaret de edebiliyorum baba mezarına gidince, senelerdir de orada kedi, kimse eşelemedi, imkan varsa böyle birşey yapabilirsiniz.
+6
covered
(25.03.26)
çok geçmiş olsun. böyle bir durumda evinizin orada bir bahçeye gömebilirsiniz. ben öyle yapmıştım. biraz derin kazmanız gerekiyor ama diğer hayvanların eşelememesi için.
0
elektr10
(25.03.26)
geçen yıl bir kedimizi aniden pıhtı atması nedeniyle kaybettik , bostancıda bir veteriner bağlantı kurdu özel pet mezarlığına gömüldü . her aşamada video çekip gönderdiler . mezarı çok süslü ve havalı çitlerle çevrili . ne kadara mal oldu bilmiyorum kızım ödedi bana söylemiyor tahminimce biraz fazla .
+1
devilone
(25.03.26)
Ben de zamanında düşündüm ve karar verdim. Krematoryum ya da bir yakınımın bahçeli evinin bahçesi ya da kendi mülklerimden birinin bahçesi. Bunun dışında bir seçenek mantıklı değil.
0
prole
(25.03.26)
ibb'nin tuzla barınağına götürüyorsunuz. onlar sizin için gömme işlemini yapıyor. tabi öyle süslü bir mezarı-seramonisi falan olmuyor hayvanın.
+1
orpheus
(25.03.26)
(1)

Rumi kıyafeti nedir nereden alınır?

deepest
selam arkadaşlar8 yaşındaki yeğenime hediye olarak rumi kıyafeti ve saçı almak istiyorum. ama hiç anlamıyorum bu işlerden. çocuğuna vs alan oldu mu? aşağıda link bırakıyorum bunları alayım mı yoksa farklı alternatifler var mıdır?https://www.hepsiburada.com/toyfest-iblis-avcilari-k-pop-karakteri-rumi
selam arkadaşlar
8 yaşındaki yeğenime hediye olarak rumi kıyafeti ve saçı almak istiyorum. ama hiç anlamıyorum bu işlerden. çocuğuna vs alan oldu mu? aşağıda link bırakıyorum bunları alayım mı yoksa farklı alternatifler var mıdır?

www.hepsiburada.com

www.fruugo.com.tr
-1
deepest
(24.03.26)
sorunuza cevabım yok ama verdiğiniz linklerde yorum görmediğimden, eskiden yeğenime çok fazla bu tür şeyler almış biri olarak uyarmak isterim; hediye alacaksanız direkt göndermeyip, önce ürünü kendiniz bir görün. bunların hepsi çin üretimi fakat bazıları kimyasal atık gibi, günlerce havalandırsanız da çıkmayan kötü kokuya sahip olabiliyor = çocuk sağlığı için tehlikeli olabiliyorlar.
+1
lil siztah
(24.03.26)
(12)

kedim ve oğlum

kaptan maydanoz
https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1569440/kedim-kayinvalideme-saldirdihttps://www.eksiduyuru.com/duyuru/1585356/kedim-herkese-saldiriyorkedimle ilgili açtığım diğer duyurular yukarıda. kendisi saldırgan ve vahşi bir kedi. biz kabullendik ama evde küçük bebek var. oğlum 1.5 yaşında, kediyle anlaşamıy
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com

kedimle ilgili açtığım diğer duyurular yukarıda. kendisi saldırgan ve vahşi bir kedi. biz kabullendik ama evde küçük bebek var. oğlum 1.5 yaşında, kediyle anlaşamıyorlar. çünkü kedim saldırgan, oğlum doğduktan sonra kıskançlıktan olsa gerek artık bize de hiç sevdirmiyor dokununca bile ısırıyor bizi.

oğlum başlarda sevmek istiyordu hep heyecanlanıyordu onu görünce ama ayaklanınca biraz daha bilinç kazanınca hiç anlamaşamadılar. mesela bebeğim yerde oturmuş kitap bakıyor, kedim geliyor kitabın üstüne yatıyor, oğlum kitabı almak için ona dokununca ısırıyor hemen. veya oğlum top oynuyor kedim koşup o topu yakalıyor oğlum da almak istediğinde tekrar ısırıyor tıslıyor.

yani kedim gelmese öyle kendi halinde takılsa sorun olmayacak ama sürekli gelip bir şekilde çocuğa bulaşıyor hem üstüne yatıyor hem dokununca ısırıyor.

napacağım bu kediyle? 5 senedir eziyet bize.
+1
kaptan maydanoz
(24.03.26)
çok benzeri senaryoyu biz de yaşadık. kedi ısırdığı anda bağırarak uyardık o anda zaten biraz uzaklaşıyor ve zamanla daha uysal olmaya başladı. çocuğun da bu süreçte farkındalığı arttı ısırlacağını anlıyor çok yanaşmıyor. ama ne olursa olsun kedi ile yalnız bırakmamaya dikkat ediyoruz.

siz de belki kedişe zarar vermeye kalktığı o anlarda bağırarak falan yola getirebilirsiniz.
0
eisberg
(24.03.26)
@eisberg işte mesele çocuğu uzaklaştırmak olsa kedinin yanına gitme vs anlatırım öğrenir ama tam tersi senaryoda bir şey yapamıyoruz bir de kedi ısırınca çok tepki vermemeye çalışıyorum oğlum korkmasın iyice ondan diye çünkü korkarsa evin içinde hep tedirgin olur. o yüzden kediye de bağıramıyoruz.
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
çocukluğumdan beri kedilerle yaşayan biriyim .yorumuma çok kişi tepki gösterebilir bunu önceden söylemek istedim .
kedilerin de insanlar gibi karekterleri var bazıları sakin ve sevecen bazıları da huysuz sinirli olabiliyor ve değişmezler.
ablamın benzer bir kedisi vardı , oyunu bile sehpanın altına saklanıp yanından geçerken gizlice çırmık atmaktı . yeğenimin yüzünü çok çizdi . yalnız yaşayan bir tanıdığımıza verdi ablam o kediyi .
bir de bazı kediler çocuk sevmez . benim şu an 3 kedim var eve çocuklu arkadaşlarım geldikleri anda saklanıyorlar . onlar evden gidene kadar kedileri bulamıyoruz .
+2
devilone
(24.03.26)
Kediler iyidir hoştur ama bazen sizin ki gibi bir durum ara ara yaşanıyor. Size tavsiyem kedinizi sahiplendirin. Komşumuzun kedisi 1 yaşındaki kızlarının tek gözünü kör etmişti. Malesef kıskançlık çok oluyor. Bu da onları saldırganlaştırabiliyor .bu olayın üzerine kediyi sahiplendirmişlerdi ama tabiki iş işten geçti
+2
limonlu eksi
(24.03.26)
aksiyona geçmeden önce belki kafanızdaki kedi-sahip ilişkisini, bu ilişkinin rollerini ve rollerin sınırlarını gözden geçirebilirsiniz. böylece yapacağınız iş daha çok içinize siner.
0
WithWorth
(24.03.26)
@limonlu eksi böyle vahşi kediye bizden başka kimse katlanmaz maalesef o sebeple veremiyoruz
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
Kediye mi bağırıldı kendisine mi ayrımını yapamayacak yaşta bir çocuğun yanında bağırarak kedi terbiye etme seçeneğini kullanmayın bence.
-3
Mirket
(24.03.26)
Vahsi kediyi sokaga mi salayim uyutayim mi diye sorulsa daha mantikli bir soru olurdu.
-3
osssy
(24.03.26)
Gün içinde mümkünse ve akşam bol bol oynamayı denediniz mi? Bazılarını iyi yoruyor ve başka şeylere hali kalmıyor.
0
kaset
(24.03.26)
anlattığınız davranış şekli ve ötesi benim kedimde bebeklikten itibaren var (şimdi 5,5 yaşında, dişi). biz çeşitli taktikler geliştirdik ama işlemediği de oluyor; bu sebeple daha bu sabah elimi çok kötü yaraladı.
bizde bebek gibi hassas bir canlı olmadığından ve misafirleri ciddi olarak uyardığımızdan, yuvarlanıp gidiyoruz. size tavsiyem, taktiklerle idare etmeye çalışın + amerikalılar feliway gibi fişe takılan sakinleştiricilerin bu konuda çok etkili olduğunu söylüyor; onları bir araştırın (öncelikle bebek için güvenliğini araştırın tabii). tırnaklarını kısa tutmaya çalışın (biz bunu yapamıyoruz; bu da hasarın şiddetini arttırıyor). tepkinizi bağırarak değil de, kedi dilinde vermeye çalışın; annelerinin patisiyle kafasına basması ya da alnını ittirmesi gibi. bağırmak kediyi güvensiz hissettirip agresifliğini arttırıyor. çünkü yaptığı zarar verici eylemle, bağırma tepkisinin ilişkisini anlamadıkları söyleniyor. ciddi yaralayınca ben de bağırıyorum ne yazık ki, eğitilemedim o konuda :/

taktik de şöyle; mesela bizde en çok kendisi yakınlardayken, gayrıihtiyari yerden bişey alırken, eli parçalayacak kadar saldırması can yakıyor. bunun için elimizi yere uzatacaksak, mutlaka arkamızı dönüp, uzatacağımız elimizle kedi arasında bariyer oluşturuyoruz. dar bir salonumuz var; oradaki koltuğun önünde yatmayı seviyor. orada yatıyorken önünden geçecek olursak, kesin tırnaklı pati atıyor. bu sebeple önce iki yönden birine çağırıyoruz bunu (genelde çağırmaya gelmez ama yere çömelirsem mesela hemen dizlerime sürtünmeye gelir), sonra öyle geçiyoruz. mantık şu: davranışları böyle, değişmiyor da; taktiksiz yaklaşırsam suç benim. böylece kızgınlığımı kontrol edebiliyorum. günlük koşturmacada dikkatsiz davrandığım çok oluyor tabii. mesela yerdeki yatağının örtüsü bozulduysa hızlıca düzelteyim diyorum; yakındaysa yiyorum tırnaklı patiyi..

geliştirdiğiniz taktikleri bebeğe öğretmek eminim bir yetişkine öğretmekten daha kolay olacaktır. mesela top kedinin yakınındaysa, topu önce ayağıyla uzaklaştırsın, sonra eline alsın. kedi kitaba yatarsa, kendisi uzaklaşsın ve kedi gittiğinde alsın kitabını gibi. benim de 1,5 yaşında yeğenim var; bu kadarını anlıyor.
yeniden sahiplendirmek benim için bir seçenek değil ancak sizinkilerin geçimsizlikleri artarsa bunu da düşünebilirsiniz. belki başka -olasılıkla daha güvenli hissettiği- bir ortamda kedi de daha sakinleşir.
0
lil siztah
(24.03.26)
@lil siztah inan hiç bağırmadık bile çünkü çocuktan önce ısırması vs çok problem değildi idare ediyorduk zaten çok üstüne düşüyorduk hani bebek gibi bakıyorduk. sonra çocuk oldu bu sefer de çocuk etkilenir diye bağıramadık kibar kibar konuşuyoruz kediye. kafasını ittirmek filan seçenek değil zaten direk saldırıya geçiyor biz uzaklaşıyoruz böyle durumlarda.

oğluma da ne kadar öğretsem de nihayetinde 1.5 yaşında bir bebek her zaman aklında tutup da ona göre davranamaz.
ama şu fişe takılanları araştıracağım zararsız bir şeyse belki faydası olur.
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
bağırmayı siz yapmıyormuşsunuz, pardon.
aşağıdaki üründen söz ediyordum. veterinerlerde de satılıyor. açıklamasında insanlara etkisi yok diyor ama bebek konusunu sorarsınız yine de.
vetqom.com
0
lil siztah
(24.03.26)
(5)

ameliyat sonrası vücutta geçmeyen hissizlik

deartheodosia
1.si 2.5 yıl, 2.si de 1.5 yıl önce 2 kez meme ameliyatı oldum. tümör çıkartıldı.meme bölgesinde hissizlik var, duş alırken falan suyu hissetmiyorum ya da giyinirken evet dokunuyorum ama kendi tenimmiş gibi değil hala ve dokunmak istemiyorum. üzerinden bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen bu hissiz
1.si 2.5 yıl, 2.si de 1.5 yıl önce 2 kez meme ameliyatı oldum. tümör çıkartıldı.

meme bölgesinde hissizlik var, duş alırken falan suyu hissetmiyorum ya da giyinirken evet dokunuyorum ama kendi tenimmiş gibi değil hala ve dokunmak istemiyorum.

üzerinden bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen bu hissizlik normal mi, benzer bir şey yaşamış olan var mı, geçer mi yoksa artık böyle kalıcı bir hissizlik mi yaşayacağım? (doktorumla iletişimim yok)

+hala kırmızı izler, neden beyazlamıyor?
0
deartheodosia
(23.03.26)
öncelikle geçmiş olsun. doktor değilim; tecrübeme göre sinir hasarı sebebiyle böyle oluyor; uzun vadede kısmen ya da tamamen düzeliyor.
kırmızı izler için etkili kremler var, kısa bir internet araştırmasıyla erişebilirsiniz. genelde ne kadar erken kullanılırsa o kadar iyi sonuç veriyor deniliyor ama sonradan da faydalı olabiliyormuş (ben kullanmadım).
+1
lil siztah
(23.03.26)
30 sene önce ,
tirnak batmasi icin
lokal anestesi yapmisti hekim,
ayak baş parmaginin dikis atilan yerdeki his önceden hic yoktu,
son 10 senedir daha hisli,
0
designer
(24.03.26)
Yama yapılan bir fıtık ameliyatı sonrası kasığımda bir bölge 15 yıla yakın süre hissiz kaldı. Zamanla azalarak kayboldu hissizlik. Şu anda çok az bir miktar his faklı halen mevcut. 22 yıl olmuş.
0
yadigar
(24.03.26)
Yaklaşık 6-7 yıl önce göğüs bölgemden bir ameliyat oldum, hala orada dokunma hissini tam alamıyorum ama eskisine göre daha iyi, ilk 1-2 yıl tahtaya dokunuyormuşum gibiydi.
0
creepy
(24.03.26)
Yaklaşık 10 sene önce ben de meme ameliyatı oldum. hissizlik ve başkasının vücudu gibi hissetmem normal ve geçmeyecek. yeni normaline hoşgeldin :)
0
agharta
(24.03.26)
(7)

Yazar maratonu yapmak

AlsterWasser
yeni tanıştığınız ve beğendiğiniz bir yazarın kitaplarını art arda okur musunuz? maraton yapmak deniyor sanırım buna. ben deneyimlemedim ama yapan varsa merak ettim.-----ben açıkçası çok merak edip istesem de hatta kitaplarını alıp kitaplığıma koysam da araya başka yazarlar bilhassa sokup belli süre
yeni tanıştığınız ve beğendiğiniz bir yazarın kitaplarını art arda okur musunuz?
maraton yapmak deniyor sanırım buna. ben deneyimlemedim ama yapan varsa merak ettim.


-----
ben açıkçası çok merak edip istesem de hatta kitaplarını alıp kitaplığıma koysam da araya başka yazarlar bilhassa sokup belli süre geçtikten sonra o yazarın diğer bir kitabını okumayı tercih ediyorum.

böylelikle sanki hem o merak duygum devam ediyor hem de bazen ne okuyacağımı bilemediğimde hep girebileceğim güvenli bir yol hazır oluyor gibi hissediyorum.

ancak araya giren o zaman ve başka kitaplar sebebiyle de o yazarın tarzı veya gelişimi hakkında tümüyle bir analiz yapmakta zorlandığım oluyor.
+1
AlsterWasser
(22.03.26)
ben bunu peşpeşe olarak değil de şöyle yapıyorum. okumayı tercih ettiğim belli konular var çocuk gelişimi, iş vs gibi. araya da bir tane kurgu atıyorum. o kurgu da tarzını sevdiğim bir yazarın kitabı oluyor o yazarın tüm kitaplarını bitirene kadar.
+1
pide
(22.03.26)
bunu yaptim. kurt vonnegut ile ilk tanistigimda bulabildigim tüm kitaplarini siparis edip siradan okudum. aradan birkac sene gecince araya baska kitaplar koyarak tüm o kitaplari tekrar okudum cünkü kitaplar kafamda cok karismisti. mesela cat's cradle kitabinda olan bir seyi mother night'ta olmus gibi hatirliyordum, vs.
kendi tecrübeme göre pek tavsiye etmem. en azindan, sayet bir seri degilse, ayni yazarin her kitabi arasina baska yazardan 1-2 baska kitap girmeli.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
Paul Auster kitaplarını üst üste okudum.
Bazı romanları aynı formüllerle kurgulanmış hissi veriyor. Aralıklı okusaydım da fark ederdim gerçi.
Roman dışı otobiyografik eserlerinden çok keyif aldım. Edebi derinliğini kurgudan daha iyi yansıtmış o eserlerinde. Zaten romanlarında kendi hayatından bolca iz var.
+1
auroraaurora
(23.03.26)
Ben de araya başka yazarlar alırım her zaman. Dediğiniz gibi güvenli bir liman oluyor artık o. Tabii sevdiğim yazarın külliyatını da bitirmek istemem açıkçası o yüzden pek yanaşmıyorum.
0
sadakatsiz
(23.03.26)
Düzenli yaptığım bir şey değil ama sanırım iki sene önce Annie Ernaux ile tanışma fırsatım oldu ve onun çevrilen tüm kitaplarını birkaç gün içinde bitirdim. Yeni kitapları da çevrildikçe hemen alıyorum, güzel bir deneyimdi.
Özellikle bu yazar için bu tür okuma yapmak çok iyi oldu çünkü hepsi birbiriyle bağlantılıydı.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
Birçok kere yaptım. En son geçen sene (2025) şule gürbüz e ait bütün kitapları okudum.
Bir yandan çok güzel. Çok hızlı bir şekilde yazara imtizaç ediyorsunuz, sanki çok yakın bir arkadaşınız gbi oluyor. Zihninin dehlizlerinde dolaşıyorsunuz çünkü.
Bir yandan “tüketmiş” olduğunuz için kötü. Yazarım yeni kitaplarını bekliyorsunuz vs.
Çok yazarla yaptım bu peşpeşe okumayı. En son şule gürbüzle yapmıştım ondan örnek verdim.
+1
love and trust
(26.03.26)
kitap okuduğum dönemde çok yaptım. marquez mesela. müzikte ve filmde de öyle yapıyorum ve bundan çok keyif alıyorum. son olarak john fowles - büyücü, thomas mann - büyülü dağ ve oliver sacks - hareket'i okuduktan sonra bu yazarların diğer kitaplarını aldım ama sonra keyfi kitap okumaya ayıracak zihin kalmayınca, onlar da beklemede kaldılar. bunlardan devam ederim sanıyorum.
+1
lil siztah
(27.03.26)
(5)

spor, diyet ve kilo

compumaster
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
+2
compumaster
(22.03.26)
En kolay uygulayabildiğim intermittent fasting oldu şimdiye dek. 6-8 saatlik serbest dilimde şeker-ekmek gibi kompleks olmayan karbonhidratları kısıtlayınca çok kolay form tutuluyor. Haftada bir serbest gün.

Tansiyon için aç karna nar suyu güzel oluyor. Yine günlük soğutulmuş yeşil çay + limon suyu + maden suyu kombosu da çok faydalı oluyor...
0
dilemma of subscribtionability
(22.03.26)
kardiyo yapmanın faydası olur ama kilo vermek istiyorsan bu işin %80'i diyet %20'si spor bence. çerez atıştırıyorsan sadece ceviz yemeyi deneyebilirsin 2-3 tam cevizden sonra kesiliyorsun zaten iştah kapatıyor.
+2
zen1th
(22.03.26)
2024 yılında haftada 2-3 gün 1 saat yüzme ile, ayrıca kalori kısıtlaması yaparak ve aralıklı oruç yöntemi ile yemek yiyerek 6 ayda 20 kilo verdim.

özel bir diyet uygulamadım. öğlen 12'ye kadar aç (sabah kalkınca 1 fincan sade filtre kahve). 12'de yediğim şey peynir zeytin, domates biber, salatalık, yanında yeşil çay. bildiğin normal kahvaltı. arada çok kazınırsam 1-2 çubuk kraker, fındık badem falan. akşam da 8'den önce artık ne yemek varsa ondan. ekmek yok, şeker yok. atıştırmalık da en fazla fındık fıstık veya tatlı niyetine meyve. günlük kalori ihtiyacının altında kaldığın sürece kilo veriyorsun.

yaz tatili sonrası sıkıntılar, işler derken devam ettiremedim, aldım kiloları geri. onca emek boşa gitti.

tansiyon için doktorun verdiği ilaç dışında yeme içme namına hiçbir şey fayda etmedi bana.
0
kibritsuyu
(23.03.26)
yaklaşık bir yıl önce üç aylık şeker ölçümüm sınırda çıkınca, şekerin yanı sıra beyaz un, pirinç, patates gibi kan şekerini hızlı yükseltecek şeyleri kestim. insülin direnci dostu aralıklarda ve tarzda yemeye dikkat ettim; kalori hiç kısmadım. öğle tatilinde tempolu yürüyüş ve akşam yarım saat-45 dakikalık egzersiz videoları yaptım. üç-dört ayda değerlerim sağlıklı aralığa geldiği gibi, ciddi kilo verdim. devamında yemek düzenine aynen devam ettim ancak yürüyüş ya da egzersiz yapamadığım ve sürekli masa başında olduğumdan kilo vermem durdu; ancak hiç oynamadan verdiğim yerde de kaldı. hedefim en kısa zamanda egzersiz ve yürüyüşlere dönmek.

bu arada, zamanında bir yıla yakın aralıklı oruç yapmıştım; yediklerime dikkat etmeme rağmen gerek kiloma, gerekse psikolojime hiç iyi gelmedi. insülin direnci yatkınlığım olduğundan, bilmeden o bakımdan da zararı oldu muhakkak. 3 aylık şekerinize baktırmadan if'e girişmeyin derim.
0
lil siztah
(24.03.26)
Intermittent fasting + hyper keto birlikte yapmak ve düzenli hareket. En çok verim aldığım dönem buydu, hem hızlı kilo kaybettim hem de sağlıklı ve dinç hissettirim.
Bunlarla birlikte tahlil sonucu verilen vitaminleri de kullanıyordum düzenli. Keşke tekrar başlayacak motivasyonu bulabilsem.
0
mutekebbir
(25.03.26)
(3)

mibox'ta hbo max uygulaması var mı?

dannycarey
Şu modeli sipariş ettim:Xiaomi Mi Box S EU 4K TV Box 3. NesilHBO MAX izlemek istiyorum ama internette karışık bilgiler var. Bu modelde HBO MAX uygulaması var mı?
Şu modeli sipariş ettim:
Xiaomi Mi Box S EU 4K TV Box 3. Nesil
HBO MAX izlemek istiyorum ama internette karışık bilgiler var. Bu modelde HBO MAX uygulaması var mı?
0
dannycarey
(18.03.26)
Var
+1
adivar
(18.03.26)
Olmayanları uygulama mağazasından kolayca indirebilirsiniz. Hbo’yu hatırlamıyorum ama bende disney yoktu, indirip eklemiştim.
0
lil siztah
(18.03.26)
Hangi uygulama yoksa indirirsin ağa android bir telefondan tek farkı uygulama mağazasında sadece uyumlu olanların görünmesi
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
(13)

erkek kedi

princess eugenie
bir yavru kedi sahiplenmeye karar verdik. erkek. 7 yaşında oğlum var çok istiyor. çok ufacık, biraz dolaplara sığamayan bir evimiz, hiçbir şeye yetemeyen zamanımız var. iyi halt mı ediyoruz? başımıza gelecek mi var? kısırlaşsa da oraya buraya işer, koku bırakır, sürekli tırmalar vb gibi şeyler okudu
bir yavru kedi sahiplenmeye karar verdik. erkek. 7 yaşında oğlum var çok istiyor. çok ufacık, biraz dolaplara sığamayan bir evimiz, hiçbir şeye yetemeyen zamanımız var. iyi halt mı ediyoruz? başımıza gelecek mi var? kısırlaşsa da oraya buraya işer, koku bırakır, sürekli tırmalar vb gibi şeyler okudum.
0
princess eugenie
(17.03.26)
kısırlaşırsa koku bırakmaz. evin hanım kişisi gönülden istemiyorsa asla sahiplenmeyin. evet ihtimal dahilinde tırmalar, yıkar döker. canı sağ olsun diyorsanız sahiplenin.
+3
surprise
(17.03.26)
iyisi kötüsü ile alacaksanız alın biraz seveyim sonra dışarı bırakıcam derseniz ona en büyük kötülüğü yaparsınız, eve alışan dışarda yapamıyor.
kusar işer bunlar hep olasılık ama yapmayan kedi de çok.
+2
eja
(17.03.26)
eger gec kisirlastirirsaniz koku birakmaya devam edebilir. bu sebeple zamanlica yapmak önemli.
ama simdiden tirmalar, tüy döker, su bu endise ediyorsaniz bence hazir degilsinizdir. zaten cocuklar istiyor diye eve hayvan girmesine ben karsiyim. bilin ki kediler tam olarak sürpriz yunurta. iclerinden ne cikacagini bilemiyorsunuz.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.03.26)
Öncelikle, ben bu fikre mesafeliysem, 7 yaşındaki çocuğun geçici olabilecek bir hevesi için sahiplenmezdim.
Benimki koltuk, perde gibi şeylere asla dokunmaz ama arkadaşım 2 ayda bir lime lime olan tüllerini değiştirir. Büyüyünce çok sevgi dolu da olabilir; ters bir karakter olup dokundurtmayan, siz geçerken pençe atan bir tip de olabilir. Benimki ikinci türden; ayrıca poposunu tam temizleyemediği ve temizletmediği için ağır bir koku yayıyor. Eve tüy, kum dökebilir; arada halıya, koltuğa kusabilir. Şimdi sağlıklıysa da sonradan çok yorucu ve masraflı bir hastalığı ortaya çıkabilir. Senelerce kumunu düzgün kullansa da, bi gün kaşla göz arasında yatağınızın ortasına işeyebilir.

Ancak siz sahiplenmediğinizde sokağa gidecekse, bir canlının hayatını kurtarmış; onu açlık, soğuk, dayak, korku ve belirsizlikten çekip almış olacaksınız, en önemli motivasyon unsuru bu. Ayrıca yukarıdaki tüm olumsuz ihtimallere rağmen çok seveceğiniz için, eve ve bütçenize vereceği zarar size batmayacak.
Karar sizin.
+4
lil siztah
(17.03.26)
ben çok isteyerek sahiplendim kedimi ve o kadar pişmanım ki sana anlatamam. kediyi alırken temizlik, evi tırmalama, işeme, kusma vs her şeyi kabullenmiştim ama meğerse ALERJİ konusunu gözden kaçırmışım ve en önemli kısmı buymuş. eğer kedi alacaksanız önce göğüs bölümüne randevu alıp kedi tüyü alerjisi testi yaptırın. meğer eşimde kedi tüyü alerjisi varmış. ve biz alerjiyi sadece basit bir hapşırık sanıyormuşuz. şubat mart ayları alerjinin atak dönemi ve hatımız cehenneme döndü. eşim evde nefes alamıyor. kedi perişan. ben sürekli temizlik yapıyorum ve elimde tüy toplama rulosu ile geziyorum gece yatarken belim kopmuş gibi ağrıyor. atak dönemi olduğu için sürekli evi temizliyorum sürekli kediyi taramaya çalışıyorum kedi taranmaktan nefret ediyor. şu anki yaşadıklarımı biri bana fragman olarak gösterseydi asla almazdım.
0
Sadece soruyorum
(17.03.26)
"ay ben kıldan tüyden rahatsız olurum" diyecekseniz almayın.

Evde alerjik bünyesi olan varsa almayın.

Zaten ev işlerine zar zor yetişiyorsanız ve neredeyse her gün evi süpürmeye enerjiniz olmayacaksa almayın.

Gerisi çok kolay zaten. Kedi süper bir şey. Bizim çocuk iki kedi ile büyüdüğü için hem oyun oynamayı hem iletişim kurmayı yaşıtlarından daha iyi biliyor.

Edit: ev ufak ve zaman darsa almayın. Kuş, balık falan alın ama kedi almayın sakın. Kedi dahil hepiniz kafayı yersiniz.
+2
prole
(17.03.26)
ev ufak, zaman dar, değil her gün evi süpürmek hiçbir şeye yetişemiyorum, çocuğum çok istiyor :( ben de istiyorum ve çok seviyorum ama nasıl olacak bilemiyorum. masrafı hiç problem değil ama bakmaya zaman ayırmak zor olacak. şu an düşününce balık kuş bile zor geliyor.
0
🌸princess eugenie
(17.03.26)
ve bir de çocuğum her şeye alerjik. kediye alerjik mi bilemiyorum.
0
🌸princess eugenie
(17.03.26)
Kediler, köpekler gibi ırkını söyle sana nasıl davranacaklarını söyleyeyim denebilecek canlılar değiller. Her kedi tıpkı insanlar gibi ayrı karakter özellikleri gösterir. Kimi tırmalar kimi tırmalama tahtasından başka bir yere dokunmaz, kiminin aklı fikri yemekte olur rahat vermez, kimi aldığınız en güzel mamaları dönüp koklamaz bile. Kimi kendine dokundurmaz, kimi tepenizden inmez. O yüzden hiçbir kedi sahibi kediler şöyledir böyledir demez, benimki şöyle böyle der.

Herkes yazmış ama ben de bir kez daha altını çizmiş olayım; Eğer bir süre sonra vazgeçip sokağa bırakacaksanız, emin değilseniz sakın bu işe girişmeyin. Kediler sıkılınca kenara bırakılacak oyuncaklar değiller. 15-20 sene boyunca tüm ihtiyaçlarını karşılamaya hazırsanız alın, değilseniz yol yakınken dönün.
+7
thracia
(17.03.26)
Benim oğlum da 7 yaşında. Aşırı istiyor ben de çok seviyorum ama daha önce sadece kuş beslemişliğim var. 2 aylık bir tekir gördük hamileyken annesini doğum için eve almışlar yavrularını sahiplendiriyorlar. Tüm malzemelerini sipariş ettim girdik bir yola bakalım.
Oğlan da kazık kadar oldu o da gün geliyor kusuyor işiyor o gözle bakıyorum kediye de anne olacağım o da yavru kafasındayım.
+2
cilekli pasta
(17.03.26)
çocuk istiyor diye kedi alınmaz, oyuncak değil bu
+5
zozjotejmnk
(17.03.26)
kısırlaştırılırsa koku bırakma olayı olmuyor. ama tepki işemeleri olabiliyor. bizimki son iki senede iki kere sanırım, koltuğa işedi mesela, neden bilmiyoruz. yıkatmadan da geçmiyor doğal olarak. bi ara çamaşır sepetine toplanmış temiz çamaşırlara işeme huyu çıkardı, iki üç kere de öyle işedi. uzun zamandır bi sıkıntı yaşamıyoruz ama yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. psikolojik sebepleri olduğu kadar hastalık (idrar yolu enfeksiyonu, taş vs) sebeplerle de işeyebiliyorlar. hiçbir sıkıntı yaşamama ihtimaliniz de var tabi. bizimkinde ilk 4 sene olmadı mesela böyle bi şey.

tırmalama olayı da değişebiliyor. mesela koltukları tırmalamıyor. nadiren gerinirken vs tırnaklıyor. ama perdeleri yırttı hep. istemeden de olsa tırnağı takılabiliyor. bi tane çalışma sandalyemiz vardı, haşat etti. şimdiki hedefi kızımızın yeni yatak başlığı...

onun dışında en büyük sıkıntısı tüy. robot var. hafta sonu süpürüyoruz ekstra süpürgeyle. hafta içi de bir kere süpürüyorum. ama yine de her yer kıl. perdeler aşırı kıl tutuyor kumaşından ötürü. oynatmaya korkuyorum yani. ha biz ayda bir bile taramıyoruz belki, sık tarasak problem çözülebilir ama enerji lazım buna. iki dk tarayayım olmuyor çünkü detaylı uğraşman lazım.

yani seviyorum filan ama çocuktan sonra pişman oldum biraz açıkçası. hani ilk kedi geldi, sonra çocuk geldi. zaten çalışıyoruz karı koca. temizliğe mi vakit ayıracağız, çocuğa mı, kediye mi...

ha bakım konusunda bi olayı yok tarama harici bence. haftada bi beş dk tırnak kesme, bitti gitti. kumu temizlenecek bir iki günde bir. bir de tatile giderken vs birilerini ayarlamak şart. onun dışında bakım olayı yok yani köpek gibi değil. kendi kendine takılıyo işte hayvan. tek sıkıntı temizlik yükünü arttırması.
+1
elorelia
(17.03.26)
elo'ya ek olarak, mesela bizimki 12.5 yasinda ve simdiye kadar masallah diyeyim hic iseme problemi olmadi ama artik yasindan ötürü eskisi kadar esnek degil. en büyük tuvaleti almamiza ragmen tuvalet icinde rahat dönemeyince haftada bir yanlislikla cisine basip cikabiliyor. bu sebeple kedi mendilleriyle patilerini bu tip kazalar yasaninca hemen silmem gerekiyor. eger ben görene kadar evde gezdiyse yerleri de silmem gerekiyor. ekstra is direkt.

simdiye kadar ne koltugu ne yatagi tirmalamisligi yoktur ama annemlerin kedisi ne perde birakti ne koltuk, bir yilda her seyi hasat etti. artik bir perdeyi ve bir koltugu onun emrine birakmislar, perdeye tirmanip wrecking ball klibi falan cekiyor.
bize gelince, uzun perde kullanmiyoruz cünkü perdenin icine girip yatiyordu, halilari kaldirdik, tüm kiyafetler kurutucuya muhakkak giriyor, yatak örtüsü, yastik kilifi gibi seyler eve alinirken illa "tüy tutmayan kumastan" olsun diye özellikle aranip seciliyor, her sabah ve her aksam günde iki defa süpürge aciyoruz. tüy meselesini bu sekilde kontrol altinda tutabiliyoruz ama ne istedigimiz gibi eve esya alabiliyoruz bu sebeple ne de kedisi olmayan kisiler kadar rahat kullanabiliyoruz.
bence bunlar göz önüne alinmali. kus bile olsa ekstra is demek.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.03.26)
(2)

Çürümüş kot pantolon mu satın aldım?

ananiyimioguz
Geçen hafta Adana'da baya merkezi bir yerden, köklü bir firma dedikleri yerden motosiklet için kot pantolonu aldım.Bildiğiniz standart kot pantolon, sadece bel korumaları var, diz korumaları var ek olarak.Onun dışında likralı gri bir pantolon. Markası da Forte GT. Normalde 4-5 bin tl, orada son kalm
Geçen hafta Adana'da baya merkezi bir yerden, köklü bir firma dedikleri yerden motosiklet için kot pantolonu aldım.

Bildiğiniz standart kot pantolon, sadece bel korumaları var, diz korumaları var ek olarak.

Onun dışında likralı gri bir pantolon. Markası da Forte GT. Normalde 4-5 bin tl, orada son kalmış 2 bin e görünce aldım.

Neyse Adana'dan döndük pantolonu siyahlarla 30 derecede yıkadım astım, ters yıkamıştım kuruduktan sonra kolumu soktum ters çevirdim giyicem...

Bütün kolum simsiyah oldu. Kömür gibi bişey oldu yani. Anlamadım kolumu yıkadım giydim.

Giyerken bel kısmını çekerken parmağıma zorladığım kısım yırtıldı. Allah allah dedim biraz tırnağım var ondan oldu herhalde... Giydim pantolonu, üstüne yağmurluğumu da giydim çarşıya gittim geldim.

Eve geldim soyunuyorum, bir de ne göreyim. Ağı yırtılmış, baldırı yırtılmış, cep tarafı yırtılmış...

Biri görse dayak yedim zanneder. Firmayı aradım, nasıl olur efendim yıllardır sattığımız pantolon, tek kaldı yok sattık dedi, geçen yılın fiyatından verdik size dedi.

İyi de ne yapayım tek giyişte kullanılmaz hale geldi dedim. Resmen çürümüş pantolon dedim. Israrla olur mu öyle şey tamam depoda kaldı belki 1-2 sene ama diyor her zaman sattığımız marka diyor...

Gelin bir bakalım yardımcı olalım diyor. Tekrar gitmeme 1 ay var... Sorun olmaz dedi ama bir hakkım falan yanmaz değil mi?

Neye bakacaklar nasıl yardımcı olacaklar bilmiyorum. Değişim olmaz, zaten son kalmıştı. Başka bir şey satmaya çalışırlarsa da ihtiyacım bişey yok... Para iadesine yanaşmazlarsa ne yapsam tüketici hakem heyetine mi başvursam bilemedim. Başına böyle bir şey gelen oldu mu?

Elimde faturası ve aldıktan 1 hafta sonra çekilmiş yırtık fotoğrafları mevcut.
0
ananiyimioguz
(16.03.26)
Anlattığınız şaka gibi, inanılmayacak bir olay. Normal kot için bile anormalken, koruyucu ekipmanda asla kabul edilebilecek bişey değil. Allah korusun sürüklenmeli falan düşseydiniz ne olacaktı?.. Depoda değil de, vitrinde, güneş altında bekleyen tekstiller çürür böyle genelde. Adana deyince de bunun olasılığı az değil. Gerçi öyle olsa, renk solmasından falan farkederdiniz sanıyorum. Kısacası olağanüstü bir duruma benziyor. Dedikleri gibi çok satan ve olumsuz dönüş almadıkları bir ürünse, dükkan da samimi olarak inanamamıştır bence. Yaklaşımları da sıcağa benziyor. İmkanınız varsa kargolayın, hemen görsünler. Her durumda para iadesi ya da ürün değişimi yapmaları lazım. Yapmazlarsa hakem heyeti’nden kesinlikle çözersiniz diye düşünüyorum.

Ben motora sezonsal biniyorum ama seledeki tırtıklı koruyucuyu hiç çıkarmıyorum. 8 yıllık kot motor pantolonum var (riderdenim); geçen sürede kilo aldım-verdim, düştüm-kalktım, tepe tepe kullandım. Sele koruma sebebiyle ağ bölgesinde renk açılması dışında yıpranma olmadı bile. Sıkıldığımdan resmen yırtılsın diye bekliyorum, öyle diyim. Bu pantolonu ilk aldığımda dikiş hatası yüzünden bacağının ortasında bir kat izi vardı. Ben de yıkadıktan sonra farkettim. Pahalı da bir ürün olunca işi sağlama almak için genel merkeze mail attım; biraz direndiler ama hakem heyeti lafı edince istemeyerek de olsa değişim yaptılardı.

Edit: Bu arada normal kot derken, kevlar astarı yok mu? Öyleyse değişim önerseler bile direkt iade edin derim.
Edit2: Değişim olmaz kısmını atlamışım. Direkt kibarca “bana pantolon lazım, başka yerden alacağım, paramı istiyorum” diyin.
+1
lil siztah
(17.03.26)
Adana esnafı iyidir, anlayışıdır, halden anlayandır. Bir yanlışları varsa düzeltirler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.03.26)
(7)

Her şeye geç kalmış hissediyorum

öylesinebiri
Sanki yıllar geçip gitmiş ve ben arkasından bile bakamamışım, geçtiğini fark etmemiş gibiyim. Bu his gerçekçi mi bilmiyorum, nasıl kurtulacağımı hiç bilmiyorum. Sanki her şey elimden kayıp gitmiş ve ben tutamamışım gibi. Ve gerçekten geç kaldım.
Sanki yıllar geçip gitmiş ve ben arkasından bile bakamamışım, geçtiğini fark etmemiş gibiyim.
Bu his gerçekçi mi bilmiyorum, nasıl kurtulacağımı hiç bilmiyorum.
Sanki her şey elimden kayıp gitmiş ve ben tutamamışım gibi.
Ve gerçekten geç kaldım.
-1
öylesinebiri
(16.03.26)
Neye geç kaldığını düşünüyorsun?

Aslında herkesin hayat yolu başka. Belki böyle de düşünebilirsin.
0
rock n roll
(16.03.26)
Bir süredir sorduğunuz sorular hep bu temalı, fazla düşünüyorsun, evet bazen geç kalmış hissedebiliriz bazen gerçekten geç kalmış da olabiliriz.
Biraz ne istediğimizle, istediğimiz şeyin hayatımızdaki yeriyle de alakalı bu, olmadık bir şey istiyorsak evet geç kalmış olabiliriz.
Ama bize katkısı olabilecek, belki hobi haline getirebileceğimiz, belki ruhsal olarak iyi hissedeceğimiz şeylere heves ediyor olabiliriz ve ne kaybedilir ki yapsak.
Bu kadar derin düşünmeye gerek yok, canın ne istiyorsa yapacak gücün varsa yap gitsin.
0
mutekebbir
(16.03.26)
70 yaşına gelmediysenize geç kalmadınız, hadi hemen başlayın.
0
michael_knight
(16.03.26)
evet geç kaldın. Ne olmuş yani? Ne yapabileceksin? Kime ne yapmış buna karşı da sen farklı bir şey yapacaksın?
neye göre geç kaldın? gezmeye mi? gez.
yaşamanın bir doğrusu yok.
+1
croswell
(16.03.26)
bir arkadaşım, ikinci lisansını 30'lu yaşlarda okuduğundan, okuldan yaptığı çevredeki herkesden 10 yaş kadar büyüktü. o zamanlar, yaşlı olduğu temalı yakınıp dururdu. geçen zamanda yirmi sene kadar arkadaşlığımız devam etti; hem bu süreçte, hem de an itibariyle full yakınmaya devam etmekle birlikte, hayatını daha anlamlı, kaliteli, dolu dolu (artık ne derseniz ekleyin buraya) yaşamak için tek, ufacık bir adım bile atmadı.
mesela tatil alışkanlığı yok, ancak çok ihtiyacı olduğunu hissettiğimden sürekli baskı yapıyorum. binlerce tekli, çiftli, turlu plan-program yapsam da, bir kez bile ikna edemedim kendisini. ama ona sorsanız, benim gezme/tatil anlayışıma hayran; çok özeniyor vs. maddi ve izin olarak benden kat kat avantajlı olmasına rağmen durum bu.. atalet iliklerine işlemiş ne yazık ki. bu sebeple sanırım yaşadığımız müddetçe o yakınacak, biz de dinleyeceğiz.
kısacası değişime ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, o adımı sizden başka kimse atmayacak. hemen bugün başlayabilirsiniz. şu an, 10, 20, 30 sene sonraki sizden çok daha yakınsınız buna.
0
lil siztah
(16.03.26)
" şu an kaç yaşında olursanız olun, başarıya ulaşmak veya istediğinizin peşinden gitmek için asla çok genç veya çok yaşlı değilsiniz. " diye başladığım alıntıya bakabilirsiniz
(git:eksisozluk.com )
0
devilone
(16.03.26)
yalnız değilsin, herkes öyle düşünür, kimse dolu dolu yaşadım demez, hep bir yerlerde eksik bir şeyler kalır.
0
koela
(17.03.26)
(5)

Yurtdışında sağlıklı, hızlı ve ucuz beslenmek?

augustine azuka okocha
Önerisi olan var mı?
Önerisi olan var mı?
0
augustine azuka okocha
(16.03.26)
marketten hazır salata alarak.
0
kveldulv
(16.03.26)
Marketten sandviç malzemeleri alıp paketleyip çantaya atabilirsin.
0
mutekebbir
(16.03.26)
sorunuzdan anlaşılmıyor ama yurtdışı gezisinde bir haftayı geçirmek gibi soruyorsanız @kveldulv +1
bazı büyük marketlerin salata barları ve sıcak ürün satışları oluyor. ben farklı tatlara çok açık olmadığımdan, hele de mutfağı antin kuntin bir ülkeyse, genelde et, tohum, bakliyat vs içeren büyük bir salata + sıcak bölümden tavuk budu vs + elektrolitli içecek alarak hayatta kalıyorum.
0
lil siztah
(16.03.26)
yurtdisi derken, Londra mi, Tswalu Kalahari falan mi? ikisi de yurtdisi sonucta.
+1
icim urperiyor
(16.03.26)
kaldigin otelde ufak bir buzdolabi varsa ekmek peynir domates yesil biber fume tavuk vs her turlu gider. yogurt vs. normal insanlarin alisveris yaptigi marketten besleneceksin yani.
0
hot potato
(16.03.26)
(1)

One Battle After Another hangi sinemada izleyim?

put it in your appropriate place
Avm sineması ile klasik sineması arasında fark mıdır? Yoksa otur evinde izle ayrı bir seçenek mi?
Avm sineması ile klasik sineması arasında fark mıdır? Yoksa otur evinde izle ayrı bir seçenek mi?
0
put it in your appropriate place
(13.03.26)
öncelikle ben filmi çok sevdim; vaktim olsa bir kez daha sinemada izlemek isterdim.
bence perdesi küçük olmayan güzel bir avm sinemasında izleyin derim. her ne kadar klasik sinemaların yaşamasını istesem de, mesela kadıköy sineması'ndaki o oturmuş eskilik ve rutubet kokusu beni bayaa olumsuz etkiliyor. filmde ilginç teknikle çekilmiş bir yol sahnesi var; sadece onun için bile büyük ekranda izlenir.
0
lil siztah
(13.03.26)
(3)

Samimi olduğun insanların kıskançlık yapması?

skr1292
Mesela biriyle iletişim kurmaya başlıyorum diyelim. Tarzım gereği kendim hakkımda çok az şey anlatırım, hep karşı tarafa sorular sorarım. Karşı tarafta sürekli kendisinden bahsedildiği için hoşuna gider.Neyse böyle konuşuruz falan sonra bir şey olur benimle ilgili mesela iş yerinde terfi alırım heme
Mesela biriyle iletişim kurmaya başlıyorum diyelim. Tarzım gereği kendim hakkımda çok az şey anlatırım, hep karşı tarafa sorular sorarım. Karşı tarafta sürekli kendisinden bahsedildiği için hoşuna gider.

Neyse böyle konuşuruz falan sonra bir şey olur benimle ilgili mesela iş yerinde terfi alırım hemen o kişideki hasetliği kıskançlığı sezerim. Bugün yaşadığım bir olay aynı böyle biriyle 1-2 haftadır samimiyiz, ben üst düzey bir toplantıya davet edildim bu arkadaş direkt beni davet eden kişiye ben de geleyim isterseniz dedi. Karşı taraf senlik bir şey diyince bu arkadaşın morali bozuldu ve bana bozuk atmaya başladı.

Bu normal mi?
0
skr1292
(13.03.26)
Samimiyet bu değil. Ama iki hafta içinde yakınlaştığın birinden de pek bir samimiyet beklememek lazım. Bu yaptığı çiğ hareket de uzak durulması gereken biri olduğunu gösteriyor. Size de bir tavsiye: ilişkilere başlarken eşit şekilde başlayın. Kendinizden bahsetmeyip karşı tarafla ilgilenmek de kendi değerinizi düşürür.
+1
sadakatsiz
(13.03.26)
Bozuk attı dediğin şey bozulduğu için olabilir mi? Her şeyi kendi üstüne almasan mı? Dünya senin etrafında dönmese mi?
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
"Karşı tarafta sürekli kendisinden bahsedildiği için hoşuna gider." Öncelikle bu doğru bir alma-verme dengesi değil bence. Karşınızdaki kişiyi gereğinden fazla şımartıyorsanız, onun başkaları üzerinde denemeye çekineceği şeylere imkan sağlıyor olabilirsiniz, ki durum da bunu gösteriyor. Sınırlarınızı belli ettiğiniz bir insan, örneklenen gibi bir durumda gelmeyi teklif etmeyebileceği gibi, bozulsa da belli etmemeye çalışır mesela.
Olan duruma biraz da siz zemin hazırlamışsınız gibi olduğundan, normal sayılabilir kısacası. Rahatsız oluyorsanız karşı tarafa sınırlarınızı belli edin.
0
lil siztah
(13.03.26)
(4)

Günlük yemek odaklı rutini takıntılı biri sporu ve diyeti nasıl hayatına dahil eder?

mahmuttt
Yani öğlen yürüyüş yapmak yerine sırf rahatlattığı iyi hisler verdiği için canımın çektiği yemek ve tatlıyı hergün yiyorum. Bu benim rutinim ve bu rutine takıntılıyım. Bir de asıl konu en ufak fiziksel hareket gözümde 1 ton ağırlığında. Psikolojime Çok zorlayıcı geliyor.Bir yandan obezim. Ben nasıl
Yani öğlen yürüyüş yapmak yerine sırf rahatlattığı iyi hisler verdiği için canımın çektiği yemek ve tatlıyı hergün yiyorum. Bu benim rutinim ve bu rutine takıntılıyım.

Bir de asıl konu en ufak fiziksel hareket gözümde 1 ton ağırlığında. Psikolojime Çok zorlayıcı geliyor.

Bir yandan obezim.

Ben nasıl spor ve diyeti hayatıma katacağım?

Şimdiden çok teşekkürler.
-1
mahmuttt
(13.03.26)
uzman degilim ancak yemek kacis noktasi gibi gorunuyor soylediklerinize bakarsak. oncelikle terapi ve veya destek almak iyi gelebilir.
ne dersek diyelim bu benim rutinim ve bu rutine takintiliyim diyerek, belki fark ederek belki etmeden zaten ikna edilebilme, oneri alma kapilarinizi kapatmissiniz.
0
cairo
(13.03.26)
Rutininiz yemek yemek. Her obez rutine takıntılı değil mi zaten?
Sporu ve hareketi hayata sokabilirsiniz ama zihninizde yemek yemeyi değiştirmediğiniz sürece hiçbir işe yaramaz. İlk önce aşırı yemek yemeyi normalleştirmeyi bırakacaksınız, yemeği bir kaçış ya da ödül olarak görmeyeceksiniz. Bunun için ciddi bir psikiyatrik yardım almaya başlamalısınız. Sonra rejim + hareket ile kilo vereceksiniz.
+1
alice in potatoland
(13.03.26)
kitap tavsiyesi vermeye geldim: atomik alışkanlıklar
0
mezzosprite
(13.03.26)
önce neyle inatlaştığınızı bulmak lazım. anlattığınız tabloda sihirli bir değnek inecek de, birden herşey kolayınıza gelecek değil. çözüm terapide gibi görünüyor.
0
lil siztah
(13.03.26)
(9)

Ofisteki sonu gelmeyen bakışma

meraklitursucu
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var. ​Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyl
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var.

Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyla mesajlaşırken, grubun çağrısına rağmen yanımdan kalkmadı. Ancak gecenin devamında sanki ben yokmuşum gibi davranıp başka kızlarla gülüştü. Flörtöz olduğundan falan bahsetti kaba bir şekilde.Bu olaydan sonra soğudum uzaklaştım ama o sanki o günden sonra yakın insanlarmışız gibi benimle muhabbet kurmaya çalıştı. Ben yoksaydıkça daha fazla göz temasi kurmaya çalıştı. İşten ayrılacağı netleşti, ben başkasıyla konuşurken yanıma geldi selamlaşma bahanesiyle elimi tuttu gözlerini kapatti ofisin içinde, sonra ise denk gelmemize rağmen konusmadik hiç. Dün işten ayrıldı.
​Veda anında herkesin içinde, daha önce hiç o kadar yakın olmamıza rağmen bana inanılmaz sıkı sarıldı. Yanımızdakilere hiç aldırmadı. Giderken de ortaya 'görüşelim' dedi ama özellikle dönüp bana baktı.

Bu adamın tavrı sadece bir veda duygusallığı mı, yoksa bir sorumluluk alamama ilişki istememe hali miydi?
-2
meraklitursucu
(07.03.26)
Bekle bakalım belki bir yerlerden yazar, öyle düşündüm. Sakın ilk sen yazma.
-1
Hallegadola
(07.03.26)
tabiri caizse 'giderken ne götürebilirim' diye düşünmüş olabilir mi? anlattığınız sahne gerçekten düşününce biraz komik ve cringe. ne olursa olsun bana pek güven vermedi, üzer diye düşünüyorum.
+4
suicmeyenadam
(07.03.26)
@cosmicstring bana da garip geldi elini uzatınca tokalaşmak için deyip uzattim ama çok kısa bir an elimi tutup kafasını eğdi gozlerini kapatti reverans gibi. Nasılsa gidiyorum diyip cesaret mi geldi anlamadım. İhbar süresinde de denk geldik ama konusmadi. Ciddi ilişki düşünmüyor gibi geldi ama takılıp geçelim gibi bir aksiyonu da olmadı.
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Açık konuşucam, biraz da kaba olacak şimdiden kb: iş atayım, verirse takılırız diye düşünüyor. Ciddi bir ilişki falan aklında yok asla.
+2
huladancer
(07.03.26)
@huladancer takılmak içinde adım atmadı ki. Numaram bile yok, sosyal medya kullanmıyorum. Giderken iletişim kurardı en kötü. İlişki istemiyor takılmak istemiyor, ne diye 10 ay bana bakıp durdu?
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Kocaman yetişkin insanlar birbirinden hoşlanıyorsa gider baş başa bir çay kahve içer birbirini tanımaya çalışır böyle abuk hareketler yapmaz. Aklınızı karıştırmak istemiş başarmış gibi de duruyor.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Niyeti vardıysa bile, bir cacık olmayacak, ilkokul 2 seviyesinde hareketlere girmiş. Gelse bile şans verilecek tip değil şahsi fikrimce.
+1
lil siztah
(07.03.26)
Sana platonik. Mesaj at.
-5
arbre
(08.03.26)
Ciddi ilişki olmaz o adamla. Tek gecelik bir ilişki düşünüyor. Sakın bu hareketlerine aldanmayın. Ondan olmaz. Daha güvenilir birini bulun
-2
beyaztenlikiz
(08.03.26)
(3)

Doktora programından kaydımı mı sildireyim yoksa TİK raporu vermeyip atılayım mı? Son 6 ayda danışman veya tez konusu değiştirmek mümkün olamaz herhalde?

santimantal
Süre 6 yılı geçti ve son 6 ayım kaldı.Yüzde 60 kadarını yazdım ve zor olsa da yine de bitirme ihtimalim var.Danışmanım son TİK raporunu onayladı ama çok sinirliydi ve çok ağır şeyler söyledi.Ben de bırakmaya karar verdim.Öyle bir insanla hiçbir sebep beni artık bir araya getiremez.Zaten çalışıyorum
Süre 6 yılı geçti ve son 6 ayım kaldı.
Yüzde 60 kadarını yazdım ve zor olsa da yine de bitirme ihtimalim var.
Danışmanım son TİK raporunu onayladı ama çok sinirliydi ve çok ağır şeyler söyledi.
Ben de bırakmaya karar verdim.
Öyle bir insanla hiçbir sebep beni artık bir araya getiremez.
Zaten çalışıyorum bir yerde, benim için hayati öneme sahip değil doktora.
Atılsam bile alanla ilgili araştırmayı ve yazmayı bırakmayacağım. Seviyorum.
Hatta başka bir üniversiteye bile başvurabilirim birkaç yıl sonra.
Şimdi bilemiyorum, acaba kaydımı hemen mi sildirsem, yoksa kendi haline mi bıraksam.
Bıraksam belki bir yıl sonra enstitüde alınan bir kararla silinecek, danışman devam ettiğimi sanacak.
Bir arkadaşıma anlattım; deli misin, dedi; bırakma, o kadar emeğin var.
Yoksa danışmanı mı değiştirmeyi talep etsem?
Yahut da danışmanı değiştirip yeni bir konuya mı başlasam? Bunun için zamanım yok sanırım, ama belki de süreyi uzatırlar mı öyle bir şey olsa?

Kaydımı sildirirsem ileride bir hak kaybına neden olur mu?
İleride belki aftan yararlanarak da dönüp bitirmek mümkün olabilir çünkü.
0
santimantal
(06.03.26)
Son Tik raporu da onaylandıysa savunmaya çıkmadan bir karar vermeyin.
Jüri üyelerinin de yorumlarını almanızda fayda var.
Başka bir hocanın son 6 aylık bir öğrenciyi danışmanlığına alacağını düşünmüyorum.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(07.03.26)
Bu noktada danışman değişikliği olmaz; çok geç kalmış olduğunuz gibi, enstitü bunu zaman kazanmak için yaptığınızı tahmin edeceğinden, zaten kuruldan onay çıkmaz. Beni okulumda danışman değişikliği olunca otomatikman konu değişikliği de yapmak gerekiyordu hatırladığım kadarıyla ve değişikliği yaptığınız dönem için “süreden sayılmayan izinli” sayılıyordunuz. Yani ek süre derken, deadline’ınız bir dönem ileri atıyor gibi düşünebilirsiniz. Son 6 ayın içindeyseniz, mayıs sonunda beyaz cilt teslimi yapmanız gerekiyor; yapmazsanız, takip eden haftaki kurul toplantısında atılmanız onaylanacaktır. Bir seneyi bulmaz yani. Daha sonra aftan yararlanmak için atılmanız ya da kayıt sildirmeniz de farketmez, yine bildiğim kadarıyla. Afla dönecek olursanız, yeterlikten sonraki aşamadan, yani yeni bir danışmanla yeni bir konudan başlayacak şekilde süreci tekrar edebilirsiniz. Bu bilgilerin bir kısmı okuldan okula değiştiğinden, enstitünüzden teyit etmekte fayda var.

Ben savunmaya çıkın diyemeyeceğim; çünkü danışmanınız arkanızda değilse, jüriye çıkmanın pek bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Zira jüri de bunu bilecektir ve bu durumda tezi onaylamaları mucize gibi bir şey olur. Kısacası daha da moraliniz bozulduğuyla kalırsınız bence.

Ancak danışmanla arayı bi şekilde düzeltme ihtimaliniz varsa (ki şahsi önerim bunu zorlamanız), yazabildiğiniz kadarıyla savunmaya çıkıp, 6 ay düzeltme alarak tezi tamamlamak için o süreyi de kullanabilirsiniz (ben öyle yaptım). Hatta sonra enstitüye teslim aşamasındaki 1 aylık süreyi, danışmanın imzasıyla 2 aya çıkarmak mümkün; 2 ay da onu eklediniz mi, toplamda bir seneden fazla vaktiniz olmuş olur.
Başarılar dilerim.
0
lil siztah
(07.03.26)
tamamen akademik dunyanin disinda biri olarak:
aptal saptal tartisma yasadigim biri icin o kadar emegimin bosa gitmesine razi olamazdim ben. elinizden geleni yapin yine ve hoca belki kirici olmus olsa da dediklerine kulak verin veya daha somut geribildirim isteyin?
Hic doktora yapmadim, akademik ortamlar nasildir bilmiyorum ama tez savunmasi yaparken sizin danismaniniz bence sizin yolunuza tas koymak istemeyecektir cunku danisani sizsiniz ve basarisiz olursaniz o da basarisiz olmus sayilacak (en azindan benim bakis acim bu sekilde)
0
kuehles blondes
(07.03.26)
(12)

Avukatlar gemileri yaktilar mi ?

die fetten jahre sind vorbei
Bu 1https://www.instagram.com/p/DVfyWEmCI8F/Bu 2https://t24.com.tr/gundem/istanbulda-milyonluk-vurgun-avukat-ile-polis-sahte-ihbarla-para-caldi,1298218Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
Bu 1

www.instagram.com

Bu 2

t24.com.tr


Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
+1
die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
konunun "avukatlar" ile ne ilgisi var yahu.

her meslekte olduğu ve olabileceği gibi; mesleğini, elindeki imkanları kötüye kullanıp çıkar elde etmeye çalışan 2-3 dolandırıcı. mesleği avukat olmuş, mühendis olmuş ne fark eder?
+5
kibritsuyu
(06.03.26)
Saka mi yapiyorsunuz siz :)

İstanbul barosundaki avukat sikayeti oranlarindan haberiniz yok sanirim, 2-3 derken komik oluyor.
+1
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
istanbul barosundaki avukat şikayet oranlarını nereden bileyim ben yahu?

sen istanbul fırıncılar odasındaki şikayet oranlarını biliyor musun mesela? fırıncılar da yakmıştır belki gemileri.

ya da tabipler odasındaki şikayet oranlarına baktık mı, bakmadım ama avukatlardan daha çok doktorlar hakkında şikayet vardır. ne yani şimdi doktorlar gemileri mi yakmış?

ya da ne gibi bir cevap bekliyorsun, he evet avukatlar gemileri yakmış açlıktan hepsi gırtlak olmuş, polisle anlaşıp dövizci soyuyorlar" mı diyelim?

avukattan ağzın yandıysa, haksızlığa uğradığını düşünüyorsan sen de baroya şikayet edersin, gerekiyorsa savcılığa suç duyurusunda bulunursun, gereği neyse yapılır.

bu nasıl bir genelleme?
+2
kibritsuyu
(06.03.26)
Gereken bir sey varsa zaten yapmisizdir. Hukuk ve tip etik degerleri olmasi gereken meslekler.

Ortada ciddi bi sorun varken o sorunu basit gostermeye calismak mantikli bir eylem degil "2-3" diyerek. Amaciniz nedir ?

Bu konu hakkinda oranlari bilmiyorum ama ben cevremdeki avukat arkadaslarimdan hic boyle usulsuzlukler gormedim dersiniz, bu mantikli bi yorum olabilir, ortada cok buyuk bi sorun varken, gelip hayir oyle bir sey yok, sadece birkac curuk elma bunlar diye olaya girerseniz, istatistik bilmediginiz bir konuda kafadan cumleler sallamis olursunuz.
-2
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
2-3 demekteki amacım, 2 tane link paylaşmış olman.

keza türkiye'de baroya kayıtlı 200 bin avukat var (google söylüyor). bunların içinde 100 tanesinin, 1000 tanesinin üçkağıtçı çıkması "avukatlar üçkağıtçıdır" şeklinde genellemek için yeterli değil. bunu diyebilmek için en az 100 bin tanesinin aynı davranışta bulunması lazım.

ama 100 kişi, 1000 kişinin üçkağıtçılığı için "2-3 avukatın yaptığı üçkağıtçılık" diyebilmek için yeterli.

senin avukatları itibarsızlaştırma çabanın sebebi nedir peki?

not: avukat veya avukat yakını değilim.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
Avukatlari itibarsizlastirmaya calisma tabiri, "2-3" demenizi acikliyor gibi.

Son gunlerde avukatlarin surecleri ile alakali cok fazla haber yayinlandi ve cevremdeki herkes avukatiyla sorunlu halde. Ornek olarak gozume batan 2 adet haberi ekledim.

Sureci basit gostermeye calismak yerine daha analizsel bi yorum yapsaydiniz tepkim daha farkli olurdu.

Direkt bi avukat ya da avukat yakini gibi girdiniz olaya.

Biri cikip gelip derse, ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi, bu bi analizdir.

Siz mevcutta varolan bi sorunu yokmus gibi bi hale sokmaya calisiyorsunuz gibi geldi ama avukat degilim dediginiz icin konu uzamis olmasin yok yere.

Genel bi yorum almak icin acmistim basligi, cevresindeki durumu anlatsin diye buradakiler.

1 ay icinde adnan oktar i ziyaret eden 292 avukat olmus, bu bile inanilmaz bir sey.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
1- Avukat sayısı artıyor ülkede:

2000: 41.744 avukat / 1625 kişiye bir avukat
2010: 70.430 / 1046 kişiye bir avukat
2015: 93.573 avukat / 841 kişiye bir avukat
2020: 143.330 / 583 kişiye bir avukat
2025: 206.678 / 425 kişiye bir avukat

avukatlar eskisi gibi para kazanamayınca saçma sapan işlere başvuruyor olabilirler.

2- ülke git gide, her şeyin yapanın yanına kar kaldığı bir ülke haline geliyor. hele hele avukatlar bunu senden benden daha iyi biliyor.

3- bu tarz haberler artık çok kolay yayılıyor.

4- ama "tüm avukatlar böyledir" demek de çok saçma olur.

5- ilk madde ile paralel bir şey daha var. eskiden üniversite sınavından yüksek puan alanlar hukuk okuyabilirken, şimdi para veren herkes okuyabiliyor.
+1
co2s2
(06.03.26)
sorunun ilk versiyonu bence de sıkıntılı. ikinci versiyonu yani "Genel bi yorum" kısmı için düşündüklerimi yazmak istiyorum.
bence "ülkede hukukun geldiği yer.." meselesinin yanı sıra, avukatlık mesleğinde de "nerde çokluk" durumu hasıl olmuş vaziyette.
çevremde ne kadar avukatla işi olan varsa, parayı alıp uzadıklarından, davayla ilgili hiç bilgi alamadıklarından şikayetçi. diğer yandan bir kaç forumda, genç avukatların çalıştıkları koşullarla ilgili bahislerine sık sık denk geliyorum; anlatılanlara göre bir kaç yıl tecrübeli avukatlara dahi asgari ücreti çok gören bir piyasa söz konusu. böyle böyle meslek yozlaşıyor belli ki. bu sebeple üniversite kontenjanların azaltılmasını doğru buluyorum. ayrıca bu sebeplerle bu yıl üniversitesite sınavına girecek ve hukuk fakültesi yazmak isteyen yeğenimi vazgeçirmek için çok dil döküyorum.
0
lil siztah
(06.03.26)
ben de diyorum ki niye özellikle avukatlar?

evet yasal yollardan para kazanma ümidi kalmayan buna yöneliyor, bu yüzden oluyor zaten. ama tekrar soruyorum, niye avukatlar? bu gerekçenin arkasına sığınıp her meslek kendi meşrebince üçkağıtçılık yapabilir. niye sadece avukatlar?

var olan bir sorunu yokmuş gibi bir hale sokmaya çalışmıyorum. böyle bir sorunu niye sadece avukatları itibarsızlaştırmaya çalışarak "gemileri mi yaktılar" şeklinde sormanız rahatsız etti. "mühendisler" diye sorsanız yine rahatsız ederdi.

"niye insanlar kendi mesleklerini düzgünce yapmak yerine böyle işlere giriyorlar, yürek mi yemişler" diye sorsanız hiçbir problem yoktu halbuki.

bana karşı çıkarken "ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi" diyorsunuz da soruyu niye "avukatlar" diye özelleyip soruyorsunuz? onu da "insanlar" diye sorsanıza?
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
son gunlerde avukatlar uzerine cok fazla negatif haberin yayinlanmasi olarak belirttim size bu durumu.

adalet bakaninin bizzat, son 1 ayda 292 avukatin adnan oktari ziyaret ettigini aciklamasi da isin ciddiyetini gosteriyor zaten.

2 gun sonra farkli bi is dali icin haberler yogunlasirsa o konu icin de konusulabilir, olumlu ya da olumsuz.

planli bi organizasyon yapiliyor gibi bakilmasi olaya mantikli gelmiyor. dogaclama ilerleyen olagan hayatin icerisinde bir durum.

ulke geneline ozel bi konusma da yapabiliriz 2 gun sonra, spontane durumlar bunlar.

yine de konunun uzamasina gerek yok, ben dogaclama oldugunu acikladim, siz avukat degilim dediniz, gunluk hayatta olabiliyor bu tur seyler. belki planli bi organizasyon gibi algiladiniz, ama keske oyle algilanmasaydi.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
Avukatım.

Her şeyden önce, "Avukatlar gemileri yaktilar mi ?" şeklindeki bakış açısı yanlış. Her meslek grubunda yanlış yapan insanlar olduğu gerçeğini atlamamak lazım. Avukatlar içinde de yanlış yapanlar var ancak bunlar tümüne oranla sayıca az, bunu bilmek lazım.

Bazı meslekler doğası gereği bazı yanlışları yapmayı kolaylaştıran unsurlara sahiptir. Avukat, hakim, savcı, parayla fazlasıyla iç içe olan meslekler (mali müşavir, banka çalışanı vs), gümrük personeli vs çok sayıda meslek sahibi, bazı suistimalleri çok kolay yapabilir pek çok diğer meslek sahibine göre.

Buradaki iki olayı ayırmak lazım birbirlerinden çok farklılar. Kişisel tecrübem çerçevesinde kısaca inceleyelim:

1. Bu olaydaki sorunun tek nedeni avukat değil. Müvekkil bahsi geçen adli kontrol kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bu noktada mevcut avukatına gidip "Bu adli kontrolü kaldırın." demiştir. Avukatı bu yönde bir dilekçe vermiştir ve reddedilmiştir zaten. Müvekkil bu red kararından son derece memnuniyetsiz bir tutum takınmış ve sınırları zorlamaya karar vermiştir. Mevcut avukatına "Bu adli kontrol kararını kaldırın, gerekli bedeli bana söyleyin." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi varsa avukat bu meseleyi üstlenmiş, "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi yoksa, müvekkillerin bazılarının çevresine sorarak bizlerin çantacı dediğimiz tipte avukatları bulma hızına inanamazsınız. Bu sefer de bu avukat "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Burada bahsi geçen masrafın hukuken rüşvet olduğu açık, bunun tartışılacak tarafı yok. Bahsi geçen paranın avukatlık ücreti olmadığını biliyoruz. Zaten avukatlıkta (vekalet sözleşmesinde) sonuç taahhüdü verilemez, verilen sonuç taahhütleri geçersizdir. Çantacı avukat müvekkile "Araya bazı kişileri koyduk, 12 lira istediler, biz de 3 lira alacağız toplam maliyet 15 lira." derler. Esasında millete dağıtılacak para en fazla 10 liradır, hatta genelde daha azdır, çantacı buradan güzel vurgun yapar. Müvekkil birilerine rüşvet olarak verileceği inancıyla avukata para verir, avukat o parayı rüşvet olarak verir ya da vermez, rüşvet olarak verse dahi iş olur ya da olmaz, işte tam bu noktada kıyamet kopar. Bu olayda müvekkilin avukatı "Beni dolandırdı." demesi büyük ikiyüzlülüktür çünkü müvekkil bu parayı rüşvet olarak verilmesi için teslim etmiştir avukata. Özetle, ava giderken avlanma riski vardır. Bu müvekkil beter olsun, parasını kaptırmayı hak etmiştir. Çünkü bu müvekkile bazı avukatlar "Bak kardeşim bu rüşvet işleri senin düşündüğün kadar basit değildir, eline yüzüne bulaştırma riski her zaman mevcuttur, işler daha da sarpa sarabilir, iyi düşün öyle karar ver." der ama müvekkil işi rüşvetle çözeceğine öyle inanmıştır ki seni asla dinlemez. Özetle, burada sorun sadece avukatta değil, aynı zamanda müvekkildedir. Böyle bir olayda "Dolandırıldım." diyen müvekkilin yüzüne geçmiş olsun derim ama içimden "Beter ol, çok güzel olmuş." diye geçiririm.

2. Bu gerçekten büyük tezgah. Burada avukatlık mesleği cidden istismar edilmiş. Bu işlerin peşinde koşanlara avukat demiyoruz zaten. Yukarıdaki paragraftakilere de avukat değil çantacı diyoruz zaten ama 2 numaradaki gibi olaylara bulaşan tipler çantacı bile değil, organize suç örgütü mensubudur benim gözümde. Operasyon yapılan yerin dövizci olması anlamlı. Dövizcilerin bir kısmının suç gelirlerinin aklanması işlerine sıkça karıştığını biliyorum. Burada bence dövizci bu tip işlere karışmış olabilir, buna dair işin içindeki polisin elinde bilgi varsa tezgahı kurup avukatla birlikte işi yapmışlardır (Belki böyle bir durum yoktur, sadece dövizcideki nakit para stoğunun ne kadar olabileceğine dair bilgi almışlardır ve bunun üzerinden hareket etmişlerdir, böyle bir şey de olabilir). Avukatlık mesleğini böyle işlere alet eden tipler ne yazık ki var.

İki olaya karışan avukatların ruhsatlarının bence iptal edilmesi gerekir ama bence (tabi iddia edildiği gibiyse) 2 numaralı olayda avukatın yaptığı eylem bence daha ağır. 1 numaralı olayda da bir dolandırıcılık olduğu iddia edilebilir ancak rüşvet vermek de suç olduğu için müvekkil ben rüşvet için para verdim diyemiyor, beni dolandırdılar diyor.
0
10551037
(07.03.26)
eksisozluk.com

Yukarıdaki entryi okursan zaten nasıl bir meslek etiğine sahip olduklarını, tek(yegane) dertlerinin para olduğunu anlarsıın.
0
Caletti
(07.03.26)
(5)

Bacak- üst vücut oranı

michael_knight
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?Hangisi daha iyi?
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?

Hangisi daha iyi?
-2
michael_knight
(06.03.26)
tanımadığım insanlarda bile çok dikkatimi çeker.
genelde erkeklerin belden altı kısa, kadınların ise uzun çevremde. zaten ortalama da böyle bildiğim kadarıyla. her durumda alt bölümün tadında uzun olması, estetik olarak daha iyi duruyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
Üzerine düşünmediğim sürece çekmiyor dikkat. Ortalama üstü uzunsa leylek bacak olup olmadığı belli oluyor sadece.
0
Bruce
(06.03.26)
Benim bacaklar üst vücuda göre biraz daha uzun. Çevremdeki insanları gözümün önüne getirdiğimde uzun boylu olanların bacak boyları nispeten daha uzun.

Genel olarak üst ve alt vücut oranı eşit milletiz. Yabancıların 'lanky' dediği vücut bizde pek yok sanki.

Uzun bacak kadında daha güzel duruyor bence.
+1
yurtsuz john
(06.03.26)
hayir no idea.

hic dikkat ettigim bir sey degil.
-1
Purple life
(06.03.26)
bir orantisizlik varsa dikkatimi cekiyor.
uzun bacak her turlu iyidir.
0
cooperr
(09.03.26)
(5)

evde parazit aşısı

hunharca ben
sevgili dostlar basit ve ucuz olduğunu düşündüğüm için 2kg olan kedime iç-dış parazit ''damla'' aşısını temin edip evde kendim yapmak istiyorum. siz ne alıyorsunuz, nerden alıyorsunuz? veteriner yaptığında ne kadara mal oluyor son güncel rakam varsa yazarsanız sevinirim.2ay da bir olarak düşünüyorum
sevgili dostlar basit ve ucuz olduğunu düşündüğüm için 2kg olan kedime iç-dış parazit ''damla'' aşısını temin edip evde kendim yapmak istiyorum.

siz ne alıyorsunuz, nerden alıyorsunuz?
veteriner yaptığında ne kadara mal oluyor son güncel rakam varsa yazarsanız sevinirim.
2ay da bir olarak düşünüyorum, tavsiyeleriniz varsa da yazabilirsiniz.
(tabletten formundan hoşlanır mı hiç denemedim)
0
hunharca ben
(06.03.26)
İç parazit hapı cok ufak. Veteriner ucu kıvrık ince bir makasla gırtlağına yakın bir yere bırakıyor, kedi hemen yutma durumada kalıyor ama kediye bunu yapabilecek misiniz, cımbızla falan yapılabilir, ben yaş mamaya atıp yedirdim ama doğru mu bu bilmem. Ense damlası en kolayı, yalayamayacağı bir yere, ensenin biraz yukarısı gibi yani kafaya yakın bir yere tüyleri aralayarak uygulanır. Evde yapiyoruz kolay, çok spesifik marka bilmem ama vetden alinca pahalıya geliyor. Sizi yapamayacağınıza ikna edip bir de uygulama ucreti kazanmaya çalışıyorlar, iyi bir petshoptan danışarak temin edip kullanın, tirnak kesme, göz damlası falan bunları da öğrendik, hepsi kolay ama zor tarafı kediyi kontrol etmek, onu halledince gerisi kolay.
0
covered
(06.03.26)
nexgard combo kullanıyorum, iyi bir ürün. sürekli zam geliyor. muhtemelen şu an 1000-1500 bandındadır. veterinerden alıyorum. alternatif olarak veteriner ecza deposundan da alabilirsiniz. (kedinin kilosuna göre ilaç kullanılması gerekiyor.) internetten veya petshop'dan ucuz ne olduğu belli olmayan ilaçları tercih etmeyin, kötü yan etkileri olabiliyor.
0
surprise
(06.03.26)
Sokaktakilere ilkbahar ve sonbaharda iç-dış bir arada olan ense damlasından yapıyorum. İstanbul’da Mısır Çarşısı’nın yanındaki petshop’lardan alıyorum. Bayer’in ürünü, kiloya göre fiyatı 500-700 gibiydi sonbaharda. Ama belirtmek gerekir ki bu kombine ürünler, özellikle iç parazit hapı kadar etken değil deniliyor.
Bir de internetten almak cazip gelebilir ama bilmediğiniz marka ve kiloya uygun olmayan damla almayın diye uyarayım; çok ölüm şikayeti okudum böyle, Allah korusun.
+2
lil siztah
(06.03.26)
iki ayda bir evde yapıyoruz biz de iki kedimize de. ancak hem iç hem dış parazit için olan damlalardan yapıyoruz haplardan değil. fiyatları son zamanlarda sürekli artıyor maalesef en son bir dozunu 1600 tl gibi bir şeye almıştım sanırım. her seferinde veterinerden alıyorum bu arada. internetten hiç almadım, güvenemem de. Bir de kilosuna göre değişiyor sizinki 2 kilo ise ona göre bir doz vermeniz gerekiyor. ama evde uygulamak gerçekten çok pratik oluyor, damla olduğu için zaten zahmetsiz ve kuzucuklar da veterinere gitme derdinden kurtulmuş oluyor. yalnız sanırım her iç-dış damlası o kadar kapsayıcı olmayabiliyormuş, biz veterinerin önerdiği ve geniş kapsamlı dediği (kendi de onu yapıyor zaten götürsek bile) bir markayı kullanıyoruz. Sağlıklı, mutlu ve uzuun bir ömrü olsun kediciğinizin :)
0
patlamis misir
(06.03.26)
kedin 2 kg ise yavrudur kendin parazit yapma biraz zaman geçsin hayvanın kilosu otursun o zaman gidip VETERİNERDEN ALARAK yapabilirsin, bu ilaçlar zehirdir yanlış bir doz kedini felç bırakır yanlış uygulama ile yalarsa ağzından köpük çıka çıka hastalanır veterinere yetiştirmen gerekir. bu ilaçlar kedinin durumuna ve kilosuna bakarak verilir, bir kere veterinerim gözleri hafif kızarık yapmayalım dedi yapmadık mesela paraziti.

basit bir olay değil bende 4-5 ayda bir kere veterinere giderek yaptırıyorum çocuk dışarı çıkmıyor evde ayakkabılar ortalık yerde değilse 2 ayda 1 çocuğu zehirlemeye gerek yok.

kendinize deneyerek iyi ve temiz veteriner bulun benim bölgemdeki hiç bir vet uygulama parası almıyor ayrıca muayene ediyorlar her parazitte sadece ilaç parası veriyorum
+1
eja
(06.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.